Baharı pek hissetmeden geride bıraktık. Sıcak fakat doğaya kavuşmanın denizle bütünleşmenin çiçeklerin renk armonisinde mutluluğu aramanın tatile ve yazlıktaki dostlarla sohbetin günleri geldi. Haziran ayı hepimiz için bir özlemin müjdesi gibidir. Doğa başlı başına bir sanat eser olarak bize kendini sunuyor. Biz yaşayan canlı varlıklar O’nu görmeye hissetmeye çalışıyoruz ve O’na koşuyoruz.. Peki ya cansız varlıklar eşyalar yanımızdan eksik etmediğimiz giysilerimiz..
Onlar da bizimle birlikte yaşayan cansız varlıklardır. Yani yaratılmış ya da bizler tarafından şekil verilmiş olan ölümlü ama bir süre yaşayan cansız varlıklar!.. Kafa karıştıran bu konuyu biraz açalım:
Cansızlar daha doğrusu cansız sandıklarımız göremediğimiz ve algılayamadığımız bir ortam ve zaman diliminde bizimle birlikte yaşar. Fakat bizden önce veya sonra parçalanır küflenir ufalanır sararır dökülür ve işlevleri sona erer ve de ölürler.
Bu konu ile birlikte bitkiler ve hayvanlar âlemindeki yaşamın “devamlılık ilkesi” doğrultusunda bazı detay sanılan konulara sonraki yazılarımda değineceğim.
Doğa ve sanatın özü “Devamlılık ilkesi” ile bir bütün olarak karşımıza çıkar. Sanat ve doğa benzerliği bir çeşit iz bırakmadır.
Sanat kalıcı olduğu heyecan uyandırdığı ve bizi güzellik unsurlarıyla mutlu ettiği zaman “gerçek sanat”tır.
Doğa ise görebilen için bir büyük sanat eseridir. İnsan o büyük sanatın içinde O’nun ışığında kendi sanatını yaratır ve insanlık âlemine sunar. Sanatkâr budur. Ve O’na bu yetenek ve bilinç ALLAH tarafından bahşedilmiştir.
*
Babalar gününde hatırşinas olunuz. Unutmayınız ki babalar evlatlarını çok sever ama belli edemez. Yüreğinde saklar söyleyemez sevgisini… Babanız şu an yaşıyorsa ne mutlu size. O’nun dertlerine ortak olun. Baba duası alın ferahlayın.
nbsp
Serdar ÖZTÜRK
Haber 109 defa okundu.