Bu haftaki yazımıza başlamadan önce belirtelim:
Özrümüzü kabul buyurmanız ricası ile Bodrum’dan gönderilen 15 Temmuz 2010 tarihli köşe yazımda çok önemli metin yanlışlıkları olmuş. Kontrol etmeye fırsatımız olmamıştı. Bu yönden yanlış ifadeleri hemen düzelterek Mudanya’da bulunmamdan da yararlanarak doğrularını gazetemiz Yazı İşleri’ne elden ulaştırıyorum. Uzun zamandır görüşemediğimiz genç arkadaşlarımızı bu vesile ile de ziyaret etmiş olacağız.
1-) Yahya Kemal’in üç ayrı şiirinden aktarılan bir beyit ve iki ayrı mısra birleştirilerek tek bir kıt’adan ibaret şiir olarak yazım hatası yapılmıştır. Doğal olarak kıt’a başı ve sonu da (“ ”) işareti ile bitirilmiş ve yanlış çift katlanmıştır. Doğrusu şu şekilde yazılacak idi:
“Aheste çek kürekleri mehtâb uyanmasın.”
(…)
“Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler.
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.”
(…)
“Evvel giden ahbâba selâm olsun erenler.”
2-) Yazı başlığındaki mısranın “MÜMKÜNSE EĞER”den önceki “derdini” sözcüğü fazladan yazılmış. Doğal olarak şiirin vezni de bozulmuş.. Mısranın doğru şeklini yeniden yazıyorum:
“Bana ver ben çekeyim derdini mümkünse eğer.”
**
ŞİİRİN ZERÂFETİ
Yalnız Yahya Kemal değil şiir dünyamızda bir çok ünlü şairimizin deyişleri ve şarkı güfteleri çoğumuzu hayran bırakır. Romantik müziğimizden bir örnek verelim:
“Bir bahar akşamı rastladım size.”
(…)
“Daha önceleri neredeydiniz?”
Selahattin Pınar’ın bu muhteşem şarkısını hatırlayınız! Beste ve güftenin uyumu içtenliği yanı sıra “siz” hitabı belki de şarkı edebiyatımızda bir ilktir.
Yine Yahya Kemal’in seçtiklerinden şu mısraların asâletine bakınız:
“Neler çeker bu gönül söylesem şikayet olur”
(…)
“Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz”
(…)
Şiirin tanımını yapınız deseler ben bu mısraları örnek alırdım.
Doç. Serdar ÖZTÜRK
Haber 136 defa okundu.