Politikanın sizlere felsefesini yapmayacağım sadece bizlere yutturulmaya çalışılan riyakârlığın ve ikiyüzlülüğün politika olmadığını anlatacağım.
Bu yazdıklarım Türkiye’de toplum adına siyaset yaptığını söyleyen siyasi partilerin üst kadrolarından ta alt tabana kadar olan insanları kapsayan bir eleştiridir.
Türkiye’de politikayı genelde insanlarımız toplum yönetme sanatı olarak algılamamaktadır.
Politikayı insanlara yalan söylemek riyakâr ve ikiyüzlü davranmak olarak algıladığı gibi bu durumu da meşru görmektedirler.
Politikanın hiçbir etik değerinin olmadığını da bu tarz anlayışlarda görmekteyiz.
Bizler 12 Eylül ürünü olan devşirme niteliksiz siyasi kimliği olmayan duruma göre saf değiştiren kendisi güçlü olan oluşumun içinde olmadığında siyaseten uyuşmadığı anlayışlarla kapalı kapılar ardında pazarlık yapan insanlar için de 12 Eylül 2010’da HAYIR diyeceğiz!
29 Mart 2009 yerel seçimleri unutulacak kadar çok uzun bir tarih olmasa gerek.
Seçim sürecinde CHP Mudanya İlçe Örgütü’nde yaşananlarda unutulmadı sanırım.
Kılıçların çekildiğini ağır sözlerin havada uçuştuğunu hepimiz bilmekteyiz değil mi?
Bu sözleri kimlerin sarf ettiğini de iyi biliyoruz öyle mi?
Bir türlü anlayamadığım bu insanların o kadar sözlerden sonra bir araya gelmeleri..
Bir anlayanız varsa bana anlatsın.
Eğer diyorlarsa dün dündür bugün bugündür söyleyecek bir söz yok.
Benim siyasi kültürüm her ne koşulda olursa olsun bir insan ve kurum hakkında ağza alınmayacak sözler sarf edersem ne o kapıya uğrarım ne de selam veririm.
Ne gariptir ki bu insanlar kapalı kapılar ardında kendince kulisler yaparak seçilmiş bir yönetime nasıl bir darbe yaparız anlayışı içinde olduklarının da duyumunu almaktayız.
Bu durum bana bir hikâyeyi hatırlattı:
Cehennemde kazanlar kurulmuş günahkârları kaynayan kazanlara atıyorlar. Her kazanın başında bir zebani bulunmakta çıkmaya çalışanı kazana geri itmekte. Bir kazanın başı boş bulunmakta. Merakla diğer kazan başında bulunan zebaniye sormuşlar niye bu kazan başında kimse yok. Orda CHP’liler var orda yükselmek isteyeni diğeri paçasından çekiyor.
Bu kişilerin isimlerini vermek istemiyorum. Bu kişilerin kim olduğunu Mudanyalılar iyi bilir.
Politika bir bilimsel toplum yönetme sanatıdır. Siyasi partilerde bu sanatı icra eden kurumlardır.
Siyasi partilerin kendi program ve tüzükleri vardır bu anlayış doğrultusunda yönetilirler ve toplumu yönetmeye de namzet olurlar.
Gelin görün ki siyasi partilerin bir kısım aktif siyaset ve politika yapanları toplum adına değil kendi adlarına siyaset yapmaktadırlar.
Ülkemizde bunca sorun yumağı varken bir kısım insanlar kendi adlarına küçük hesaplar yaparak hastalıklarını devam ettirmektedirler.
İnsanlar her alanda dürüst ve ilkeli olmalıdır.
Kafasının arkasında ve yüreğinde geçen neyse ortaya koymalıdır.
Düşmanımın düşmanı benim dostumdur anlayışında olmalıdır.
Politika toplumu yönetme sanatının en kutsaldır.
Riyakârlık ve ikiyüzlülük değildir.
Kemal CANKAYA
kemalcankayaaa@hotmail.com
Haber 218 defa okundu.