Elektrik faturaları neden yüksek?


Açıklama: // Efraim PALA
Kategori: Köşe Yazıları
Eklenme Tarihi: 05 Aralık 2019
Geçerli Tarih: 22 Şubat 2020, 02:42
Site: MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
URL: http://mudanyagazetesi.com/yazar.asp?yaziID=4587


Yaşadığım, çok etkilendiğim ve içimde hep bir yara olan bir olayı size anlatmak istiyorum. Geçen yıl Ocak ayında kışın en yoğun olduğu zamanda Koza Kültür ve Doğa Fotoğraf Gurubu ile Doğu Anadolu’ya bir seyahat gerçekleştirmiştik. Amacımız doğu illerimizdeki görülmesi gereken tarihi ve doğal güzellikleri görmek ve resmetmekti. Kars, Sarıkamış, Iğdır, Çıldır gölü ve Doğubeyazıt'a uğramıştık. Gerçekten gördüğümüz doğal güzellikler karşısında hayranlığımızı gizlemek haksızlık olur. Dürüst insanları zan altında bırakmamak için ismini zikretmeyeceğim bir ilçede alışveriş için rehberimizin tavsiye ettiği bir pasaja gittik. Genelde çay, sigara, telefon malzemeleri ve elektronik malzeme satan birçok dükkân mevcuttu. Vitrinleri gezerken bir çay ve sigara satıcısı bize çay ikram etmek istedi. Biz de ikramını biraz çekinerek de olsa kabul ettik. Sohbet ederek birbirimizi ve o ilçeyi tanımaya başladık. Dükkân sahibi bize ilçeleri hakkında bilgi verirken, "Biz burada elektrik parası hiç ödemeyiz. Ev kira ise kira parası, birde su parası öderiz" demesi beni şaşırttı. "Neden elektrik parası ödemiyorsunuz" diye tepki gösterdiğimde pişmiş kelle gibi sırıtmaktan başka bir şey yapamadı.

Geçen günlerde Diyarbakır’da kaçak elektrik kullandığı tespit edilen mahalleye Dedaş ekipleri kaçağa müdahale için girmek isteyince yetişkin ve çoluk-çocuk bazı vatandaşlar (!) taş ve sopa ile müdahale etmişlerdi. Dedaş ekipleri, Jandarma desteği ile kaçak elektrik kullananlara müdahale etmek istemesi sonucu askerimize dahi taş atılarak engellenmek istenmişti.

Buna benzer birçok vaka Güneydoğu illerimizde yaşanan sıradan bir olay haline geldiği de hepimizin malumundadır. Elektrik bedelini ödemeyen bazı kişiler ise, odalarının hepsine bir veya birkaç tane klima taktıklarını, bahçedeki su kuyusuna elektrikli rezistans taktığını, ahırdaki hayvanlarını ısıtmak için karyola demirine elektrik bağlayarak ahırları dahi ısıttıklarını medyada gördük ve duyduk.

Hal böyle olunca, haksız yere kullanılan elektriğin faturalarını tahsil edemeyen Enerji Bakanlığı kanun değişikliğine gitti. 2016 yılında TBMM’de Ak Parti milletvekillerinin oyçokluğu ile Enerji Piyasası Kanunu'nda yapılan değişiklikle kayıp-kaçak ve diğer maliyetler tüm abonelerin faturalarına pay edildi. Bu yaklaşımla elektrik faturasını düzenli ödeyen dürüst vatandaşların cebine el uzatılmıştır.

Bu kanun değişikliğinin düzenlemeleri şöyledir:

"Kayıp-kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli faturalarda yer alacak.Bu tutarlar EPDK ve dağıtım şirketleri tarafından serbestçe belirlenecek ve tüketiciye yansıtılacak"

Yine yapılan bu düzenlemede kayıp kaçak için yargıya başvuruları da kısıtlayarak itiraz edilmesinin de önüne geçildi. İktidar partisinin oyçokluğu ile yapılan bu düzenleme sonrasında zamanın Enerji Bakanı Berat Albayrak, milletvekillerine vefakarca(!) desteklerinden dolayı teşekkür etmeyi de ihmal etmemişti.

Ülkemizde üretilen elektriğin yüzde 15’i ithal kömürden, yüzde 37.8’i ise yine ithalata dayalı doğalgaz kaynağından temin edilmektedir. Elektrik üretiminde toplamda yüzde 53 oranında dışarıya bağımlılığımız bulunmaktadır. Enerji ihtiyacımızı elektrik üreten termik santrallerden ve ithal ettiğimiz doğalgaz çevrim santrallerinden karşılamaya çalışmaktayız. Kayıp ve kaçağın ülkemize de maliyeti ise 6 milyar TL’ye kadar çıkmaktadır.

Kullandıkları elektriğin bedelini tüketicilerin genelinden alamayan EPDK ve dağıtım şirketleri, 6 milyar TL kayıp kaçak bedelini diğer abonelere paylaştırmaktadır. Kanun ile her haneye yıllık maliyeti yaklaşık 300 TL'lik olan ek faturayı, dürüst vatandaşlardan çıkartılması sizce ne kadar doğrudur? EPDK, elektrik kaybı, maliyetleri ve kaçak nedenlerini en aza indirme mücadelesinde (!) karnesi zayıf ve başarısızdır. Bu başarısızlığının faturasını da dürüst vatandaşa çıkarmayı kolay yol olarak ilan etmiştir.

"Ben ödemem nasıl olsa birileri benim yerime öder" zihniyeti yanlış ve hak yemekten başka bir şey olmayan karakter meselesidir. Borcunu ödemeyen kişilerden, elektrik faturası bedeli tahsil edilemeyince, cesareti artan bu kişiler elektrik tüketimini daha da arttırmaktadırlar.

Bugün aile bütçesinin en önemli gideri olan elektrik faturaları vatandaşın belini bükmektedir. Geçim sıkıntısı yaşayanlar, elektrik tüketimini azaltmak için tasarruflu ampul(!) kullanması da çare olmamaktadır. Faturasını ödeyemeyen vatandaşa kesme ve açma bedelinin de yüksek değerde yansıtılması, elektrik dağıtım firmalarının ayrı bir kazanç kapısı olmuş durumda. Lafta dürüstlük konusu olduğunda mangalda kül bırakmayan kaçak elektrik tüketen kişiler çalma, çırpma ve hak yeme konusunda ipi göğüsleyerek birinciliği kimseye bırakmadıklarını da görüyoruz.