MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Andifli Kaş

14 Şubat 2014, 15:56

Tevhide Türken


Esenboğa Hava Alanı’ndan Türk Havayolları’nın 13.30 uçağıyla kısa sürede Antalya’ya, oradan da dört saat süren nefis bir kara yolculuğunun ardından akşamın alacasında her sokağı, her mekanı tarihin derinliklerinden gelen sevgi, saygı ve hoşgörü rüzgarlarıyla beslenen kuzguncuğun bir benzeri olan ve deniz tanrısı Poseidon’un sert kayalıklarla bezeli kıyılarını hafif çırpıntılarla okşadığı Kaş’tayım.

Bilimsel kayıtlara göre Likya Medeniyeti’nin önemli kentlerinden olan Kaş’ın arkeolojik kazılar sonucu milattan önce 6 bin yıllarına dayanan bir geçmişe sahip olup, Bizans döneminde de piskoposluk merkezidir. 1071 Selçukluların Malazgirt Savaşı’nda Bizans Ordusunu yenmesiyle Anadolu’nun kapıları Türklere açılır. Bunun soncunda da Yörükler bu bölgeye yerleşir.

13. yüzyıla gelene değin tamamen Türkleşen bu kentin ismi de o tarihte Andifli olarak tescillenir. Geçmiş tarihinin derinliklerinden günümüze ulaşan üzerlerinde Likya yazıları olan pek çok içleri define avcıları tarafından boşaltılmış kaya mezarları mevcut olup şüphe yok ki en ünlüsü de bugün yerli ve yabancı onlarca turisti kendine çeken Kaş’ın merkezinde bulunan aslında kısacak ama ismi uzun olan yol üstündeki kaya mezarıdır. Ayrıca cephesi denize açık sahnesi olmayan Helenistik çağdan kalma 4 bin kişilik bir amfi tiyatro ve yine M.Ö 4. Yüzyıla ait ev tipi antik bir mezar var ki 3,5 metre yüksekliğindeki bu mezarın üzerinde el ele tutuşup dans eden 24 genç figürüyse gerçekten görülmeye değer bir sanat eser. Akdeniz’in huzur dolu bu sahil kasabası yılın 300 günü. Parlak güneş ışınlarıyla bezeli olup, özgürlüğün tadını gökyüzünde doyasıya çıkarmak isteyenlerin de uğrak yeri olmalı ki sabah 10.00’da başlayan 668 metre yüksekliğindeki Kırdavlı Tepesi’nden rengarenk paraşütlerle boşluğa süzülen atlama sevenlerin serüvenleri ancak akşamın kızıllığında sonlanıyordu. Nemsiz ve ılıman iklimi nedeniyle 8-9 ay gibi uzun süren turizm döneminde 50 binlere varan nüfus yoğunluğuna karşın 7.500 yerleşik nüfusa sahip olan Kaş’ta iki ortaokul civar ilçelerindeki gençlere de hizmet veren düz ve meslek çıkışlı 4 lisesi ayrıca salt dalış eğitimi veren bir okul. Yapımı bitmek üzere olan 200 yataklı tam teşekküllü bir Devlet Hastanesi, şehir içinde işleyen dolmuşlarında çalışan üç çocuk annesi genç bir hanım şoför, deniz motorlarında adalara sefer yapan hanım kaptanlarının da olması gerçekten çok hoştu. Ayrıca butik otellerin yanı sıra ev pansiyonculuğunun yoğunluğu çevre bakımı cadde ve sokaklarının temizliği de dikkate değer hizmetler arasında. Kaş’a yakınlığı nedeniyle bizim karasularımızın içinde görünümlü olupta komşumuz Yunanistan’a ait olan Meis Adası’na doğru yol alıyoruz. Bir süre sonra onların karasularına girmiş olmalıyız ki, kaptanımız tarafından bayrak direğine bizimkinin yanına mavi beyaz Yunan bayrağını da çekiyor. İçinde renk renk balıkların oynaştığı, pırıl pırıl bir akvaryum konumundaki koyun bitiminde Meis İskelesi’ne yanaşan gezi motorumuzdan ayrılıp gümrük kontrolünün ardından adanın sokaklarında dolaşmaya başladım.

Topraktan yana pek nasibi olmayan gıda vesaire gereksinmelerini genelde Kaş’tan temin eden kurak ve de çorak ada sakinleri, kışları 200, yazlarıysa 500’e varan yerleşik nüfusuyla turizm sektöründe ‘bizde varız’ dercesine koyun sahil şeridine özenle yerleştirilmiş masalar, güleryüzlü hizmetliler, temiz, seri ve düzenli bir servis Yunan müziği eşliğinde dostlarla birlikte yenen aheste yemek yiyenleri görmek bile pek hoştu.

Her gün Kaş ve Rodos Adası’ndan uçakla gelenlerin haricinde haftada bir büyük yolcu gemisi bu adaya uğrayıp bir geceliğine de olsa yüzlerce turist getiriyor. Bu sessiz ve sakin yerleşim yerinde bulunan denizle kucaklaşan mavi su mağarasına gidemedim. Yamaçta olması nedeniyle kalesine çıkamadım. Tarihi kilisesine gittim, kapısı kilitliydi, içeri giremedim. Uzaktan minaresini görüp Osmanlı döneminden kalma camiye vardığımda kapıdaki görevli genç Yunanca bir şeyler söyleyip elindeki bilet demetini gösterirken ben de içeriyle şöyle bir göz attım.

Tam karşıda bir mihrap diğer tarafta ise üstleri denizcilikle ilgili çizimlerle dolu pek çok tablo gördüm.

Doğayla baş başa huzur dolu bu butik yerleşim yerinde elinde paletler geçici de olsa yaşamdan kopmuşçasına önlerindeki tablolarına hafif fırça dokunuşlarıyla can verircesine çalışan beş ressamla yaşı hayli geçkin, başında gri beresi o da sanki bu dünyada yaşamıyormuşçasına kendini önündeki yazı makinesine kaptırmış parmakları tuşları üzerinde adeta uçarcasına gezinir bir yazarla karşılaştım.


16-1-2014

 

Bu makale 2211 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci