MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Bir imzada benden

14 Şubat 2014, 15:59

Tevhide Türken


Neredeyse Kaş’a bir taş atımlı mesafedeki Meis Adası’nı yakından görünce gerçekten insan imreniyor. Bir tiyatro dekoru görünümündeki iki üç katlı evleri, sokakları, onca asırlara meydan okurken yönetiminden sorumlu kişilerce de korunup kollanmış. Bu duyarlılığın sırrını yaşlı birine sorduğumda bana ‘her şey para demek değildir’ dedi. Bu da gösteriyor ki, çoğu kez bizde olduğu gibi önce bir çivi dahi çaktırmayız deyipte, sonra da bazı nedenlerle kaçak yapılaşmaya göz yumulmamış.

Gümrük işlemlerimizin ardından Meis Adası’ndan ayrılıp ikindi güneşinin kızıllığı Akdeniz’in sularına yansırken uzaktan bir istiridyenin içinde ender bulunan irilikte değerli bir inci tanesi görünümündeki Kaş’a doğru martılar eşliğinde yol alıyoruz. Kaş’ta rüya gibi geçen bir haftanın ardından Antalya’ya doğru yol alıyoruz. Hiç şüphe yok ki topraklarını bereket Tanrısı Kibela’nın kutsadığı Yörükler mekanı doyumsuz güzelliklerle bezeli Toros Dağları’nın eteklerine kurulu Antalya’nın narenciye kokan havasını soluyorum. Turizmde başı çeken önemli kentlerimizden olan Antlaya’da Lara ve Konyaaltı plajları, denize giren yerli ve yabancı turistlerle dolu.. Günün tarihiyse 27 Ekim 2013.

Selçuklu Hükümdarı Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1244 yılında yaptırılan Kalekapısı, kale içinde bulunan tarihi yapılar ve yöresel ürünlerle bezeli çarşısı. Limanı, tepeden kucaklayan çay bahçeleri, falezlerden denize dökülen Düden Şelalesi’nin berrak suları. 2. Yüzyılda yapılan Hıdırlık Kalesi ve şehir merkezinde bulunan açılışı 19 Mayıs 1965’te yapılan heykeltıraş Prof. Dr. Hüseyin Gezer’in muhteşem eseri “Ulusal Yükseliş Anıtı” gibi nice kalıcı eserlerle donanmış cadde ve alanlar. Bir buçuk milyon nüfuslu Antalya’da iki hafta süreyle açık tutulacak olan egemenliğimizin temel taşlarından olan andımız için açılan imza kampanyasının ilk haftası dolmuş olmasına rağmen ancak 27 bin imzaya ulaşıldığını belirten görevli gence, “Antalya’nın bu çok hareketli caddesinde bu sayı çok az değil mi?” soruma; “Maalesef halkımız bazı konularda olduğu gibi böylesi önemli bir konuda da yine bazı nedenlerle çekimsel kalmayı yeğliyor” dedi.

Oysa Antalya gibi aydın kesimin yoğun olduğu bir kentte böylesi önemli bir konudaki duyarsızlığına hiç mi hiç  aklım ermedi. O esnada yanımızda ak saçlı, yüzünde yaşanmış yılların çizgilerini taşıyan bir hanım yaklaşarak, minik elini sevgiyle tuttuğu küçük kız çocuğunu göstererek, “Torunuma aydınlık bir gelecek bırakabilmek ümidiyle bir imzada benden” dedi.

2012 sonlarında dünyanın en büyük tünel akvaryum komplekslerinden biri Aqurium Antalya’da açıldığını basından öğrendimse de gidip yakından göreceğim, aklımın ucundan dahi geçmemişti. Antalya’ya gelip de bu ilginç kompleksi görmemek olur mu? Bu dev akvaryumun suları içinde beş kıtanın denizlerinden gezegenimizin üçte birini kaplayan Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinden gelen Macellan Boğazı’nın akıntılı sularından tropikal iklimlerin ve Asya nehir sularının canlıları balıkçıların korkulu rüyası, boyu iki metreye varan Müren Balığı, kendini kuma gömen Köpek Balığı, iğneli vatoz Kemani Balığı, Amazon nehrinin sularından yaşayan iki bin yüz çeşit canlıdan seçmeler ve bu nehir yağmur sularıyla her yıl 9 metre yükselirken yeni Türklerin de yaşama geçtiği belirtilmişti alttaki panoda.

Tepemden, sağımdan-solumdan köpek balıkları, Mersin balıkları, Pirinalar, dev Kaplumbağalar, zehirli sürüngenler, iri ahtapotlar gelip geçerken bu 131 metre uzunluğu, 3 metre genişliği, 40 tematik akvaryumun koridorunda ve de şu an isimlerini anımsayamadığım daha pek çok enteresan canlıyla bir arada olmak gerçekten çok heyecan vericiydi. Ayrıca muhteşem dekorasyon, özel ses ve ışık sistemi panolarda aydınlatıcı bilgiler. Korsanlara ait üslerini deniz kabukları sarmış sembolik kadırga batıkları hazine sandıklarından çevreye yayılan, gerçek görünümlü imitasyon taşlarla bezeli ziynet eşyaları, külçe külçe altınlar arasında gezinen minik yengeç yavruları.

Öğlen 12.00-13.00 arası akvaryum sakinlerinin beslenme saatleriymiş. Görevliler hepsinin müşterek besini olan parçalara ayrılmış deniz ürünlerini akvaryumun içine bırakmaya başlandığında önce büyükler, ardından küçük balıklar olmak üzere hepsi de kendi payına düşen parçayı ortamda bir karışıklık yaratmadan, düzeni bozmadan kapmalarının ardından sessiz bir şölen havası içinde geçen beslenmelerini ve bu gözü tok su içi yaratıkların ilahi adaletlerini büyük bir hayranlıkla izledim.


30-1-2014

 

Bu makale 2775 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci