MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Bağlıca Ormanı

13 Temmuz 2014, 14:06

Tevhide Türken


Yokuşun tepesine yaklaşmıştım ki, yorgun yüreğim bir genç çam ağacının dibine oturmamı istedi, oturdum. Gözlerimin önünde aşağıya doğru uzanan, uzaklaştıkça kentin dumanlı havasıyla duruluğunu yitiren görkemli bir görü vardı.

Etrafımdaki çiçeklere otlara ağaçlara baktım. Cıvıldaşan kuşların seslerini dinledim. Ağaçların da insanlar gibi ne denli zor yetiştiklerini, oysa yetişen ağaçları ve insanları yok etmenin ne denli kolay olduğunu düşündüm ve ardından ağaçlar ayakta ölür sözlerini art arda birkaç kez mırıldandım.

Bahar güneşinin ve yorgun yüreğimin verdiği tatlı bir rehavete giriyor gibiydim. Birden bir fısıltıyla irkildim. Hayır, ağaçlar ayakta ölmez. Orada yalnız yolmadığını anladım ve kendi kendime konuştuğumun başkasının duymuş olmasının utancıyla etrafıma bakındım. Yalnızlığımı bozan kişiyi görmeye çalıştım. Ağaçlardan başka da kimseyi göremedim. Ağaçlar ayakta ölmez, fısıltı devam etti.

Korkma, konuşan benim. Ben dibinde oturduğun ağacım. Hazır oturmuşken anlatacaklarımı iyi dinle. Bu topraklar on beş yıl önce verimsiz bir kayalıktı. Üstünde ot bitmez, böcek bile yaşamazdı. On bin yıl önce dünyadan çekilen son buzul çağından beri bu toprağa insan eli değmedi. Suya, bitkiye, çiçeğe, ağaca, kurda kuşa hasret yaşadı. Şimdi eğil de dikkatle bak toprağa. Ölgün toprak nasıl da canlanıyor. Milyonlarca ağaç kökleri toprağa can vermeye başladı. Toprak altında toprak üstünde yaşayan binlerce canlı türü oluştu. Dikkatle bakarsan o seyretmekten zevk aldığın kır çiçeklerinden daha zengin bir yaşam göreceksin burada sessiz durabilirsen yanına fareler, tavşanlar, tilkiler sokulacaktır. Ağaçların dallarına bak, renk renk kuşları göreceksin. Peki, bu nasıl oldu diyeceksin, onu da anlatayım sana.

Bir gün bir adam çıkageldi. Dünya tanıyor onu, sende tanırsın, onlarca hastane kuruyor, binlerce hastaya şifa veriyor, on binlerce gence bilgi dağıtıyor. O ilk geldiğinde bu tepelerin ölgün toprağına içi burkularak bak, bu toprak bunu hak etmiyor dedi. Arkasından traktörlerle geldi, kocaman burgularıyla kayalara ağaç dikilecek çukurlar açtı. Uzaklardan toprak taşıdı, gübre taşıdı. Dik yamaçlara toprak kaymasın diye teraslar yaptı. Kazılan çukurlara bizleri birer fidan iken dikti. Yazın bozkırın kavurucu sıcağında susuz duramayız. Hepimiz öleceğiz diye korktuk. Ama o yaz sıcaklarında durmaksızın tankerlerle su taşıdı. İşçiler kazma kürekleriyle gelerek toprağı gevşettiler, gübremizi suyumuzu verdiler. Biz bebektik, yaşama tek başımıza tutunamazdık. O adam bizi şevketle besledi, büyüttü. Biz toprağa, toprak bize hayat verdi. Gönlümüz geniş, her bitkiyi, her canlıyı barış içinde bir arada barındırıyoruz. Yarınlarda aramızda, yeni bitkiler, yeni canlılar olacak. Korkma biz ayakta ölmeyiz. Zira biz Bağlıca ormanıyız. Bütün ormanlar gibi güçlüyüz. Yaşayan bir doğa parçasıyız. Peki bu yaşama sevincini nasıl edindiniz diye sorduğumda bilir misiniz? O her sabah şu aşağıda gördüğün yolda üniversiteye gelir, o gelirken bu bayırlarda gördüğün her avuç toprağı, her bitkiye, her böceğe, her kuşa sevgiyle bakar. O sevgi içimize işler. Biz o sevgiyi toprağa taşırız. Köklerimizle toprakta sevgiyle dolar, sevgiyle dolan toprak o sevgiyi toprağın özüyle besler, çoğaltır. Bizler de o özü emmeye başlarız. Akşam rüzgârları çıkınca Bağlıca tepelerindeki milyonlarca ağaç, sevgi şarkıları söylemeye başlar ta ki, gün ağarana dek. O şarkıya yalnız ağaçlar değil, bütün orman katılır, yer altı ve yerüstü bütün canlılarıyla.

Çekinerek sordum. Biliyorsunuz şimdi, onu sizden uzağa götürdüler. ‘Bundan sonra’ diyerek endişemi dile getirmek istedim. Ne diyeceğimi anlamış gibi sözümü keserek ‘hayır, hayır’ dedi sertçe. O nerede olursa olsun, rüzgâr şarkılarımızı alır, ona götürür, onun sevgisini de bize getirir. Siz insanlar son buzul çağından bu yana geçen on bin yıldır birbirinizle savaşırsınız içinizde. Neden savaşıyoruz, diyebilenleriniz çok az. Oysa doğa yaşamınız için yeterli şeyleri cömertçe sizlere sunuyor. Onu hakça paylaşmayı beceremiyorsunuz, tüketebileceğinizden fazlasını istiyorsunuz. Acımasızca doğanın düzenini yıkıyorsunuz. Barış, eşitlik ve adaleti sağlamak yerine on bin yıldır daha iyi savaş makineleri yapmaya uğraşıyorsunuz. Barış, eşitlik, adalet bu basit işleri ne zorlu hale soktunuz. Yüzünüzü dönüp arkanıza bakın, bu gördüğün ağaçlar, barış içindedir hiç kavga etmezler. Toprağın, güneşin ve havanın onlara sunduğu nimetleri hakça paylaşırlar. Onun içindir ki, ağaçlar ayakta ölmez, toprağa döner. Yeniden filizlenirler, yeniden büyürler. O nedenle yaşama sevgilerini ve umutlarını hiç yitirmezler.

İnsanlık tarihine bak, hakça bir eşitlik için barış için, insanlığın iyiliği için çalışanlar çoğunlukta işkenceler çekmiştir. Ama uzun sürede hep o iyi insanlar kazanır, uygarlığı yaratanlar insanlığı yüceltenler hep onlardır. Ağaçlar toprağa hayat verdiği gibi onlar da insanlığa yön verir. O yönde ancak bilgiyle olur. O bilgi toprağa salınan kökler gibi, toplumlara salınır.

Uyandım. Hani bazı düşler vardır. Onu gerçekte yaşamış gibi olursunuz. Onlar öteki düşler gibi, bilinçaltınızdan silinip gitmezler, kalıcıdırlar. Sizinle yaşamayı severler. Bana yeniden umut aşılıyor bu düşünde, benimle yaşamasını istiyorum diyen

Yukarıda adı geçen Bağlıca Ormanı’nın oluşumunu gerçekleştiren çağdaş uygarlık düzeyini aşan hiçbir siyasi ihtirası olmayan kendini bilime ve hastalarına adayan Prof. Dr. Sayın Mehmet Haberal hocaya ve ağaçların diliyle kaleme alıp 2009 yılında Bütün Dünya yayın kanalıyla bizlere ileten Prof. Dr. Sayın Timur Karaçay’a sonsuz teşekkürler.


19 Haziran 2014

Bu makale 2700 defa okunmuştur.

Metin Aytürk Metin Aytürk
Virüs mü? Bakteri mi? Mikrop mu?
Efraim Pala Efraim Pala
Koronavirüs ile temizliği hatırladık
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Hayatın hakikati
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
CHP nerededir?
Perihan Dirican Perihan Dirican
Sabret Amca
Tevhide Türken Tevhide Türken
Bir Türk Generali -2-
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 20/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci