MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Yıl 1940 Heybeli Ada

30 Ağustos 2014, 06:56

Tevhide Türken


Saat 9.30’da Kabataş İskelesi’nden hareket eden Adalar vapuruyla Marmara’nın safir renkli sularında Heybeli Ada’ya doğru ilerliyoruz. Tepemizde uçuşan arsız martılar Burgaz Adası’ndan Heybeli Adası’nın akvaryum görünümlü koylarına varana dek bizimle olan sevimli yunus balıklarının türlü çeşitli gösterilerini böylesine yakından izlemek gerçekten çok hoştu.

Çok önceleri bir yerde okumuştum. İnsanlar yaşlandıkça gençlik ve çocukluk anılarını özlemle anarlarmış. Galiba benimkide öyle bir şey.. Büyüklerimin ifadelerine göre komşu ülkelerde harp oluyormuş, bombalar atılıp, insanlar ölüyormuş. Bizler harbe girmemişiz ama tedbirli olup, idareli davranmamız gerekiyormuş. Ekmek, şeker, patiska basma karneyle.. Geceleri karartma var. Dışarıya ışık sızması yasakmış. Sızarsa da para cezası ağırmış. O nedenle camlarımızda kalın siyah perdeler. Büyüklerimiz endişeyle radyodan ajans haberlerini dinlerken biz çocuklar neşeyle kızlar evcilik, beş taş, seksek, kaydırak oynar, ip atlarken oğlanlar da, kupa devirir, çember çevirir, aşık atar, çelik-çomak oynarlardı. Hava kararmaya başlayınca da koro halinde evli evine, köylü köyüne, evi olmayan da sıçan deliğine nakaratları arasında evlerimize dağılırdık.

Benim görevlerimin arasında sabahlar çarşı fırınından evimizin ekmeğini almak da vardı. Küçük avucumun içine sıkıştırılan minik ekmek karneleriyle fırının önünde uzayıp giden kuyrukta sıramın gelmesini beklerdim. Yaşım gibi boyum da kısa olmalı ki, fırının tezgahına erişemez biraz olsun boyumun uzaması için ayak parmaklarımın ucuna basarak, avucumun içinde sıkıca tuttuğum ekmek karnelerini fırıncı amcaya verirdim.

Bir gün büyüklerim bana ekmek vermediler. Nedenini sordum. Bugün eve noksan ekmek getirdin, dikkatsizliğin cezasını çek dediler. Hoş kokulu ipeksi sarı çiçekleriyle adaların simgesi mimozaların mevsimi geçmiş olsa da bahçelerden cadde ve sokaklara taşan renk renk gelin duvağı görünümündeki zarif begonviller ve mis kokulu Ada karanfilleriyle bezeli köşk ve evlerin önlerinden geçerek kısa bir fayton yolculuğunun ardından arabacı iki yağız atına verdiği hoş bir komutla onları durdurup, bana da, “Gelmek istediğiniz adres burası” dedi.

Gerçek yaşanmışlıkla hayal arasında bir an gidip geldim ve bahçe kapısının ziline bastım. Kapıya gelen kişiye müzeyi görmek istediğimi söyledim. Bakım nedeniyle kapalıyız deyince gerçekten üzüldüm.

“Kurallara saygım sonsuz ancak; değil siz, eminim sizin anneniz dahi doğmadan bundan 70 küsur yıl önce ben bu köşke gelmiş, büyüklerimin sıkı tembihleriyle elimdeki havyar kutusunu Reisicumhur İsmet İnönü’nün kendisine verdiğimde ne Milli Şef’in, ne de Reisicumhur sözcüklerinin anlamını dahi bilmiyorum” dediğimde, usulca bahçe kapısını açarak, “Buyurun hanımefendi” dedi.

O an kalbimde tarifsiz bir heyecanla içeriye girdim. Ama anımsadığım kadarıyla binanın dış görünüşü aynı, fakat bahçe giriş kapısı bundan geniş. Ayrıca yanlarda nöbetçi kulübeleri vardı ve çiçekli büyük bir bahçeydi dediğimde; o sizin tarif ettiğiniz yan taraftaki ana giriş kapımız. Buyurun sergi alanını dolaşın, çıkışta o bahçeyi de göreceksiniz, gerçekten büyüktür.

Köşkün ilk katında misafir kabul salonuyla yemek odası, üst katta başta anne baba İnönülerin olmak üzere küçük Özden’le, babaannenin ardından Ömer ve Erdal İnönü’nün birlikte kullandıklar üç yatak odası. İnönü Ailesi’nin debdebeden uzak son derece mütevazi özel yaşamlarının sergilendiği Ankara Pembe Köşk’tekiler gibi buradaki Beyaz Köşk’te de tüm objeler öyle zarif, öylesine mütevaziydiler ki, arı, duru, onurlu bir yaşamın sanki özeti gibiydiler. Sessiz ve sakin ada sokaklarında dolaşırken her halinden adanın yerlisi yaşlıca bir hanıma çarşı fırının yerini sordum. Onu çoktan yıktılar..

Peki, Terki Dünya Manastırı ile Hristos Kilisesi’ne nasıl gidebilirim?.. Onlar da kapalı ancak özel günlerde bayram ve yortu günlerimizde açılır..

Peki, kütüphane ne tarafta? Ona da gidemezsin. Sebep, o da tamirat nedeniyle hanidir kapalı. İyisi mi sen camiye git dedi. Hani şu 1936 yılında ibadete açılan tek minare, tek şerefeli camiyse şimdi oradan geliyorum. Gerçekten de gasilhanesinden çevresine değin bu kutsal ibadethanemizi huşu içinde gezmiştim. O zaman çarşı içindeki Aya Nikola Kilisesi’ne git diyordu ki, sözünü keserek; orası da kapalıydı. Madam şu an gidecek başka bir yer yoksa birlikte sahilde birer çay içelim, ne dersiniz? Memnuniyetle..

Sahile vuran minik dalgalar, tepemizde çığlık çığlığa uçuşan martılar, elimizde tavşan kanı çaylarımız..

Bana biraz kendinizden, çokça da Ada’daki yaşantıdan bahseder misiniz?

Kırık Türkçesiyle, nereden başlasam ki.. Ben bu Ada’da doğdum. Bu Ada’da büyüdüm, burada da öleceğim. Yıllar öncesi burada Türkler azınlıktaydı ama bizim kuşak hiç ayrım yapmadan Türk-Rum-Ermeni-Yahudi hep bir arada sevgi, saygı ve hoşgörü içinde, kimse kimsenin özeline karışmadan özellikle tüm duaların Tanrı’ya yapılır bilinciyle çan ve ezan sesleri arasında mutlu ve mesut büyüdük. Yaz-kış geceleri sokak kapımız açık yatar, varlık günlerimizde olduğu gibi, yokluk günlerimizde de ekmeğimizi, aşımızı, birbirimizle paylaşırdık. Önce varlık vergisi, ardından yaşanan 6-7 Eylül olayları nedeniyle bizler zorla göçe zorlandık. Buna bağlı olarak İstanbul ve Adalar’daki yaşam profili de çok farklılaştı. Yeni gelenler içinde istisnalar olsa da, genelde eğitim ve kültürü angarya gören, bencil bir insan kalabalığı..

Bu yaşımda bu da bana garip bir hüzün veriyor.

 

 

Bu makale 1988 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci