MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Doğum günü armağanı

28 Kasım 2014, 09:58

Tevhide Türken


Eski Mısır’da en önemli besin ve gelir kaynağı buğdaydı... Öyle ki bütün yaşam alanları Nil Nehri boyunca buğday üretimi için yapılmıştı. Hatta Mısırlılar buğdayı korumak için Nil’in sularının yükselme zamanlarını hesaplamış ve astronomiden bile yararlanmışlardı. Peki, kediler eski Mısır için neden uğruna sfenksler yapacak önemliydi.

Bast, eski Mısır’daki kedi tanrıçasının ismidir. Kedilerin tanrıça sayılmasının sebebi ise en temel gıdaları olan buğdayı farelerden korumalarıydı. Kediler bu sayede eski Mısır’da tanrı konumuna gelmişlerdi. Öyle ki bir kedi öldüğünde törenle gömülür veya bir ailenin kedisi öldüğünde tüm aile yaslarını belli etmek için kaşlarını tıraş ederlerdi. Firavunlar döneminde ise kediye zarar verenler cezalandırılır, öldürenler ise idam edilirlermiş. Mısır’dan tüm Akdeniz’e yayılan kediler bazı dinlerde kutsal ilan edilmiştir. Kutsallığına olan inanç kedinin yayılması ile Uzakdoğu’da da kabul görmüştü. Öyle ki, Japonya’da kedi öldüren katilin ailesinin 7 kuşak boyunca lanetleneceğine inanılır. Hindistan’da insanların öldükten sonra dünyaya yayılan kedi sadece yayılmakla kalmamış aynı zamanda her yerde sevgi ve saygı görmüştür. Sfenks adı verilen kedi başlı heykeller hiyerogliflerdeki kedi adamlar gibi tarihi kalıntı ve buluntular antik Mısır’da nedenli önemli olduğunu gösteriyor.

Yurdumuzda da kutsal gıdalarımızın başında hiç şüphe yok ki ekmek gelir. Hatırladığım kadarıyla büyüklerimizin biz çocuklara ilk öğretilenlerden biri de değil ekmeğin tümünü, bir kırıntısının dahi ziyan edilmemesi öğretilmişti.

Gıda Güvenliği Hareketi Derneği’nin son yayımladığı ‘Ekmek Raporu’na göre Türkiye’nin ekmek tüketiminde dünya birincisi olduğu, yılda kişi başına 120 kilogram ekmek tüketildiği bu rakamın İngiltere’de yılda 32 kilogram civarında olduğu belirtilirken, ekmek israfıyla ilgili yapılan son araştırmalara göre de rakamlar öyle ciddi boyutlara ulaşmış ki, basından okuduğumda inanın gözlerime inanamadım. 2013 yılı verilerine göre ülke genelinde yıllık ekmek israfımızın bedeli 1,3 milyar TL. Evet, evet diğer yılları bilmiyorsam da salt geçen yıl toplum olarak çöpe attığımız ekmeklerin bedeli bir trilyon üç yüz milyar Türk Lirası. Yazı ve günah değil mi? Bu parayla ülke geneline neler neler yapılmaz ki? A-Z bir tüketim çılgınlığıdır gidiyor. Bu çılgınlığın adına doyumsuzluk mu, görgüsüzlük mü, cehalet mi ne demeli inanın bilemiyorum?

Sevgili okurlarım yazımı bu konuyla ilgili küçük bir hikâyeyle noktalamak istiyorum.

Fırına geldiğinde ortalıkta ekmek görünmüyordu. Eski bir dostum olan fırıncı ‘Biraz bekleyeceksin hocam’ dedi. ‘İki üç dakikaya kadar çıkarıyorum..’. Kenardaki tabureye oturup beklemeye koyulurken içeriye yaşlıca bir adamın girdiğini gördüm. Eskimiş ceketinin sol yakasının altında bir madalya parlıyor ve yürürken hafifçe topallıyordu. Selam verdikten sonra fırıncın tezgâhına yaklaşarak ‘Ekmeklerimi alayım’ dedi. ‘Benim ikizler acıkmıştır..’. Fırıncı, adamın kendisine uzattığı torbayı alarak tezgahın altına eğildi ve bir gün öncesine ait olduğu anlaşılan ekmeklerden dört beş tane çıkardı. Ben o arada oturması için kendi yerimi bu adama vermiş, tezgâhın yanına iyice yaklaşmıştım. Ekmeklerden birkaç tanesinin şekli değişmiş, katılaşmış, taş gibi olmuştu.

Fısıltı şeklinde fırınca sordum: ‘Neden taze ekmeği beklemesini söylemiyorsun?. Biraz sonra çıkacak ya.’.. ‘Bayat ekmekleri kendisi istiyor’ dedi fırıncı. ‘Çok fakir olduğundan ona yarı fiyatına veriyorum’.

‘Kim bu adam’ diye sordum. Kore Gazilerinden dedi. Oğluyla gelini bir trafik kazasında vefat edince ikiz torunlarını yanına almıştı. Fırıncının anlattıkları karşısında içimin yandığını hissediyor ve ufakta olsa bir şeyler yapmak istiyordum.

‘Aradaki farkı ben vereyim’ dedim hiç olmazsa bugün taze ekmek yesinler. Fırıncı teklifimi kabul etti ve biraz sonra da fırından yeni çıkan taze ekmekleri adamın torbasına doldururken şekli bozuk bayat ekmekleri de tezgâhın altına koydu.

‘Çok şanslısın amca’ dedi. ‘Çocuklar için sana bugün pasta gibi ekmek vereceğim’..

Yaşlı adam bir evlat sevgisiyle kucakladığı torbayı göğsüne bastırırken ‘Allah senden razı olsun evladım’ dedi. ‘Bugün onların doğum günü olduğunu nereden biliyordun?’

 

Bu makale 1899 defa okunmuştur.

600 sayımızı e-gazete formatına okumak için tıklayın
Perihan Dirican Perihan Dirican
Beterin beteri var
Metin Aytürk Metin Aytürk
İşgal, Talan, Göz Yumma!...
Efraim Pala Efraim Pala
Şanlı Türk Milleti
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Zehir solumak istemiyoruz!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Görmediğim şeye inanmam
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
Başı H, sonu T!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Fitneye susmak fitnedir
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Mudanya Müzeler Kenti olmalıdır
Metin Sezgin Metin Sezgin
Hoşgeldin Halaskarım! (3)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 21/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 14/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 30/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

İMSAKİYE 2020

İMSAKİYE 2020

MUDANYA Gazetesi - 23/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci