MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Dubrovnik - 1

27 Kasım 2015, 17:56

Tevhide Türken


Tarih 23.9.2015 THY'nin 1085 sefer sayılı uçağıyla 10 bin fit yükseklikte beyaz bulut kümelerinin içinden ilerleyerek 172 yolcuyla birlikte Adriyatik Denizi'nin incisi Dubrovnik'e doğru ilerliyoruz. Yeşilköy Atatürk Havaalanı'nın yoğunluğuna karşın Podgori Havaalanı'na indiğimizde bu alanda bizden başka ne uçak ne de yolcu vardı. Karadağ Avrupa'nın en küçük bir kaç ülkesinden biri olup ayrıca Adriyatik Denizi'nin dalgalarıyla kucaklaştığı 293 km'lik bir sahil şeridine de sahip bir liman kenti. Nüfusuysa 13.510. 2007'de bağımsızlığı alan ülke tarihinde iki büyük deprem geçirir. İlki 1667, ikincisi 1979'da, çok enteresan yapımı 1667 olan saat kulesi birinci depremde eğrilirse de 1979'daki ikinci depremde yine kendiliğinden düzelmiş olmasıdır. 17. yüzyıldan kalma tarihi Karampona Çeşmesi ve yine o dönemlerde kılıcıyla tek başına savaşmış bir kahraman anısına dikilmiş olan Orlanda sütunu kesme taş binalar, merdivenli dar sokaklar arasında geçmişte kalan tarihin derinliklerine doğru ilerliyoruz.

400 yıl Venediklilerle olan çatışmalarında Osmanlı'nın himayesini arkasında istemişler karşılığında da asırlar boyu da Osmanlı'ya vergi ödemişler. “Hiç Osmanlı yapısı yok mu?” soruma rehberimiz Cüneyt Bey, “Osmanlılar burası benim himayemde olduğu nereden belli olacak” deyince de zamanın yetkilileri, limandan içeri bir yerde bulunan Maliye binasının tepesine küçük bir burç yaparak törenlerde Osmanlı'nın sancağını asarlar ve diplomatça da bu konuyu hallederler.

Kaleler, surlar ve burçlarla çevrili bu kenti ilk gördüğünde ünlü gezgincimiz Evliya Çelebi'nin tarihe geçen sur içinde kale kale içinde sur sözcüğü gerçekten de çok doğru. Zira ne yana baksanız kale ve sur çoğu da Osmanlı'nın akınlarından korunmak için Venedikliler tarafından yapılmış. Bu akınlardan biri de 1539'da Barbaros Hayrettin Paşa tarafından yapılmışsa da başarılı olmamış. Buva coğrafi olarak Balkanlarda yer almasına karşın kentin dokusu daha çok İtalyan tarzı ön planda. Akdeniz'deki tüm ticaret limanları gibi Dubrovnik'te arih boyunca Araplar, Bizanslılar, Venedikliler ve Osmanlıların ilgisini çekmiş o kadar ki Napolyon kenti kuşattıktan sonra o kadar beğenmiş ki bugün eski limanı yukarıdan gören ir tepeye kale inşa ettirmiş ve dört yıl Dubrovnik'te yaşamış.

Dubrovnik eski dönemlerde bir ada üzerine kuruluyken sonradan ince bir kara parçasıyla anakaraya bağlanmış. Dağlar, ovalar, yollar, zümrüt yeşili bitki örtüsüyle kaplı yer yer uzunluğu 5 kilometreye yaklaşan tüneller, engebeli araziler, yalçın kayalıklar derin uçurumlar, şirin koylar, muhteşem körfezler, yer yer kumla kaplı sahiller çeşitli efsanelerle bezeli yerleşim alanı olan ve olmayan irili ufaklı bin küsür ada ve kilometrelerce uzunluğunda olup da çevrede tek bir yerleşim yeri olmayan Kotor Körfezi'nin berrak mavi sularında onlarca balık çiftlikleri. Ayrıca Kotor, orta çağ kenti görünümü yitirmeden günümüze değin ulaşan ender güzelliklerle bezeli bir müze kenti. St. Nikola, St. Mary Kiliseleri, St. Trifon Katetrali ve Knez Sarayı'nın içini göremesek de dış cephesini süsleyen her biri ayrı bir sanat eseri olan yekpare mermerden nefis sütun başlıklarını yakından görmek bile güzeldi.

1537 yılında inşa edilen Pila Kapısı ve dört köşeli küçük meydanın ortasına daha önce 1438'de yapılmış olan büyük Onofrio Çeşmesi'nden kana kana su içmekte gerçekten güzeldi. Yine başka bir alan ve 1498 tarihli Ivan Krstitelj'nin bir heykeli Türklerin akınları karşısında Hıristiyanların sarsılmazlığını simgeleyen başka bir heykel ve Adriyatik Denizi'ni kucaklayan yalçın kayalar üzerine inşa edilen günümüzde ise yoğunlukla sanat festivallerinin yapıldığı muhteşem Bokar Hisarı'nın kalın duvarlarının derinliklerinde sanki geçmişte kalan tarihi yaşıyorum. 1317 yılından bu yana içinde 1.200 eller yazılmış olan 20 bini aşkın olağanüstü değerdeki eseri barındıran Fransisken Manastırı ayrıca Avrupa genelinde açılan ilk olma özelliğine sahip eczaneye ve o yıllarda ilaç yapımında kullanılan bazı envanterlerin de koruyuculuğunu yapıyor.

Bu vesileyle bende bugüne değin hiç görmediğim bir çok araç ve gereci bir arada gerçekten şaşkınlıkla izledim. Hırvatistan Bölgesi, coğrafi açıdan küçük bir ülke olsa da tarihi yönden köklü ve büyük zenginliklere sahip. O nedenlerden ki her yıl nüfusunun iki, hatta üç katı turisti ağırlamanın mutlu heyecanını yaşıyor. Salt o gün Kotor Körfezi'nde yüzen şehir görünümünde devasa boyutlarda iki gemi dolusu turisti ağırlıyordu.

Bu makale 1837 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci