MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Kayhan Dede

05 Ağustos 2016, 13:22

Tevhide Türken


Günümüzün dini ve milli bayramları benim çocukluğumdaki huzurlu ve mutlu bayramlarına artık hiç mi hiç benzemiyor ya da bana öyle geliyor. Günümüzde pek çok insan gülmek şöyle dursun tebessüm etmekte dahi zorlandığını gözlemliyorum.

Bu yıl ki 9 günlük bayram tatilinde yine terör saldırılarında şehit düşen gençlerimizin bayrağa sarılı tabutları, duble yollarımızdaki trafik canavarının kollarında can veren vatandaşlarımızın musalla taşlarına sıra sıra dizili tabutları, cami avlularını hınca hınç dolduran gözü yaşlı yürekleri, yanık insanlarla doldu taştı ve bu 9 günlük tatil de böylece geçip gitti.

15 Temmuz gecesi gazeteye vereceğim yazımı kaleme almak amacıyla masanın başına henüz oturmuştum ki, gözüm bir an TV’deki son dakika yazısına ilişti. Başlayan olaylara canım sıkıldı, yüreğim daraldı, teselliyi Hacı Ahmet Kayhan Dede’nin manevi dizeleri arasında aradım.

 

“Sevgi, insanın en ince ve hassas vicdan hislerinin meydana getirdiği merhamet ve şefkat duygularının bir eseridir. Vicdan hükmü, kalpteki iyi ve kötü bütün varlığı yakarak silip atmış ve arasını ayna gibi tertemiz bir hale getirmiş olduğundan Cenab-ı Hak o kalbe tecelli tahtını kurmuştur. Böylece bütün benliği hak sevgisi kaplamış ve o kimse artık sevgiden ibaret olmuştur. Artık o her şeyi, her şeyde onu sever olmuştur.

Bu nedenle o kimse Cenab-ı Hakk’ın dostluk intibak ve esenlik sıfatları ile sıfatlanıp seçkinler zümresine girmiştir. Artık o insanın her iki dünyada da yeri cennet, makamı ise sefa ve dostluktur. İslamiyet 8 esasa dayalıdır. Bunlara 8 cennet kapısı denir. Ayrıca divanlarda, 8 uçmak diye anılır. Bunların birincisi, merhamet ve şefkat, ikincisi doğruluk, üçüncüsü sadakat, dördüncüsü cömertlik, beşincisi sabretmek, altıncısı sır tutmak, yedincisi fakirliğini ve acizliğini bilmek ve sekizincisi Rabbine şükretmektir. İşte bunlar olmadan her iki dünyada da huzur ve cennet olmaz.

Bu güzel huylarla huylanan ve benliğine mal eden bir insan gereği gibi bir Müslüman ve Resulüne layık bir insan demektir. Çünkü bu güzel huy ve ahlaklar, peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahü Aleyhi Ve Sellem’e ait güzel huy ve sıfatlardır. Keza ondan da ailesine, evladına ve ashabına tecelli ederek İslamiyet’in temel unsuru haline gelmiştir. Kur’an böyle beyan ve ilan etmektedir. Bunun için de İslamiyet kelimesi şahadetle camide cennet aramaktan ibaret değildir. Bunlardan biri eksik olursa insan gerçek Müslüman sayılmaz. Çünkü Allah’ın vahyindeki sırların sağlamlığı bunlarla ayakta durur. Bunun için de hayatın devamı huzur ve mutluluğu bu esaslara bağlıdır. İnsan yaşamında daima iyiye güzele ve doğruya dayalı olmalıdır. Ölümsüzlük ve ebedilik bu gerçeklerle mümkündür. İşte bu yüzdendir ki, yukarıdaki esaslar insanlığın ve hak yolcularının elinde daima bir ışık ve bir meşale olmuştur. İnsan nasıl ki, karanlıkta önünü göremez ve yol alamazsa aynı şekilde yaratanına da varamaz. Cenab-ı Hak, “Işık olun bana gelin, sırrıma erin” diye hitap ediyor ve bizleri diliyor.

İşte bu hitabın anlamı o yüce Peygamber, Miraç yaparak bizlere anlatmak istemiştir. Şu halde bu hakikat ışıkları olmadan bu cehaletin karanlığında Rabbimize nasıl yol bulup, onun rızasına layık olacağız? Demek oluyor ki, gerek şeriatta, gerek tarikatta, gerekse hakikatte olsun değerli olan bu güzel huy ve sıfatlardır.

Bir insan, ister Peygamber, isterse ne olsun bu gerçeklere sahip olmadan Rabbine layık olamaz. Çünkü 100 suhuf ve 4 kitabın sırrı budur. İnsanlığa ve beşeri vicdanlara hayat kaynağı olan neşe, huzur ve mutluluk bahşeden bu 8 esastır. Dünyada ne kadar güzel huy ve ahlak varsa hepsi bunların içindedir. Bu nedenle bunlara 8 cennet kapısı denmiştir. Bunlara sahip olanlar zaten bu âlemdeyken cennet hayatı sürerler. Yedi tamuya gelince bunlar da cehennem kapılarını açanlardır. Birinci gurur, iki Hırs, üç kıskançlık, dört bölücülük, beş dedikodu, altı şehvet ve yedi öfke..

İşte dünyada ne kadar kötü huy ve ahlak varsa onlar da bunların içindedir. Onun için her kim iyiyi, güzeli ve gerçeği kabul etmezse, kişiliği ne olursa olsun ve ne kadar suret-i Hak’tan görünürse görünsün, onun gönlünde bu huylar yatıyor demektir. İsterse başı secdeden kalkmasın hiçbir önemi yoktur. Gerek insanlık, gerekse İslamiyet gerçeklere dayanmakla olur. Keyfine göre hareket edip, benliğe kapılarak riya, gösteriş ve ‘desinler’ diye İslamiyet olmaz. O takdirde yedi tamunun gurur ve isyan kapılarını insan kendisine açmış olur” diyen Kayhan Dede’yi bu vesileyle rahmetle anar, aziz ülkemize esenlikler dilerim.

Bu makale 1846 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci