MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Eski hamam eski tas

28 Temmuz 2017, 15:54

Tevhide Türken


Geçmişten günümüze hepimiz kendimizi bir yaşam çarkına kaptırmış gidiyoruz. Çoğu zaman nedenlerini bilmediğimiz özüne inemediğimiz bir kara duygu tablosu içindeyiz. Sanayileşmenin kişiyi makinen bir civatası haline getirdiği insanın, insan üzerine adeta yığılırcasına yaşadığı egemenliğin kişiden alınıp teknolojiye teslim edildiği bir serseri mayın gibi etrafa dolandığı ve kendini tıpkı bir sürü gibi hissettiği kabus gibi bir ortamdayız.

Özellikle büyük kentlerde görülen gündelik yaşamın buram buram bunalttığı, yığın yığın, öbek öbek insan, ister işçi, ister patron, ister memur, ister müdür, ister kadın, ister erkek, ister genç, ister yaşlı olsun herkes ama herkes kendisini bu sıkıntının cenderesine kaptırmış gidiyor.

Artık şiirler, notalar, resimler, melodiler, renkler, çiçekler, doğa insanoğluna pek bir şey vermez olmuş. Bir ürküntü, bir korku, bir yarın kuşkusu sarmış her bir yanımızı.. Değil güven duymak, umut aramak, kendi varoluşumuzun farkında bile değiliz. Her taraf insan dolu yollarda çarpa çarpa yürüyorsunuz ama tek başınıza ve yapayalnızsınız. Ne bir selam, ne güler bir yüz, ne de bir göz pırıltısı kalmış çevremizde ve de kendimizde... Özlüyoruz kendimize dönebilmeyi... Rüzgarın sesini, yaprakların hışırtısını, kuşların şakıyışlarını, akan derenin şırıltısını, daha da önemlisi tüm bunların ruhumuza yansımasını..

Halbuki bizler bu kentin kalabalığında yaşayan milyonlarca karıncadan biriyiz. Gün be gün süren rutin boğuşmalar içinde çırpınan, küçücük bir nesneyiz. Her taraf duman, her taraf çamur.. Ne tarafa baksak boğazımıza kadar gömülüyoruz. Arkamızdan gelene el vereceğimize, üzerine basıp geçiyoruz. Bir yaşam sıkıntısı, bir günü atlatma çabası insanların üstüne kara basan gibi çökmüş nasıl kurtulacağımızın derdine düşmüşüz. Peki, nasıl kurtulacağız? Nasıl sıyrılacağız bu medeniyet dediğimiz tek dişi kalmış canavarın ağzından.

Gücün pençesindeki insanlar hep birbirlerini yaratmak iddiası ile yola çıkarlar ve hep birbirlerini yiyerek yolarına devam ederler. Yaşam bir heves, bir özenti hatta bir görev değildir. Yaşamak çok ciddi bir eylemdir. Hayat aynı zamanda iyi oynanması için büyük çabaların gösterilmesi icap eden güzel ve özel bir süreçtir. Bizim yaşamımıza biçilen rol, şuurlu olarak kendimizi tanımaktan geçer. Sonunda kişi kendi aşını, kendi pişirse de ancak onu başkalarıyla paylaşarak tüketmesi yaşamını güzel bir renkliliğe doğru götürür. Halbuki her geçen gün giderek artan ölçüde hep başkaları tarafından yönlendirilen bir kitle uygarlığı haline geliyoruz. Her birimiz belki farklı yönlerde ancak hep uygun adımlarla ilerliyoruz belki gönüllü, belki de teşhis edemediğimiz bir korku içinde. Ancak çoğunlukla hiçbir şeyin ayırdında olmadan yada böylesi daha kolayımıza geliyor diye adeta rüzgarın estiği yöne kendimizi bırakıvermiş, pupa yelken gidiyoruz.

Elbette yaşam sürdürme çabası insanın en doğal atılımıdır. Ancak gün geçtikçe esiri olduğumuz teknolojinin yaşam biçimimizin içine girerek ayaklar altında ezilme, ufalanma, çelmelenme, düşürülme, günlük rutin olaylar haline gelmektedir. Toplum yaşamını yoğurup biçimlendiren güç ve zenginlik oldukça sizde bu tutku ile kendinizi ona esirleştireceksiniz ya da işin kolayına kaçıp oluşumların dümen suyuna kapılıp gideceksiniz. Kendini güçsüz, yalnız ve kaygılı hisseden kişiler için bunlardan korunma yoluyla sürüye katılıp gideceksiniz ya da tüm benliğinizle mücadele edeceksiniz.

 

NOT:

Bütün Dünya Dergisi'nde 1998 yılında yayınlanmış olan bu yazıyı okuduktan sonra kesip, saklamışım. Geçenlerde bir vesileyle elime geçti. Tekrar okuduğumda hayretle gördüm ki, aradan geçen onca yıla rağmen sevgili ülkemizdeki yaşamsal çizgimizde değişen pekte bir şey değişmemiş!

Uzun lafı kısası...

Eski hamam, eski tas!

Bu makale 869 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci