MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Atatürk ve Halil Ağa – (2)

23 Ağustos 2017, 17:12

Tevhide Türken


Eee, peki bakalım bu dediğime ne bulacaksın dedi..

Atatürk, koca yaz şuracıkta oturup duruyor. Gitseydin, çıksaydın önüne, anlatsaydın halini o da seni yüzüstü bırakacak değildi ya.. Köylü, iyice keyiflenmiş, gülüyordu.

"Sen ne diyon bey? Mustafa Kemal Paşa Atatürkümüzün yüzünü görmek için Peygamber gücü gerek. Hem tut ki gördük. Yiyip, içmekten, işinden gücünden başını kaldırıp bizim öküzün arkasından mı seyredecek? Halil Ağa, sigarasından son nefesini ciğerlerine doldururken Atatürk'ten yeni aldığı sigarayı da kulağının arkasına yerleştirip, çiftinin başına gitmeye hazırlanıyordu ki, Atatürk, köylünün omzuna elini koyarak, "Senden hoşlandım Halil Ağa" dedi. "Bir gün köyüne de gelir, bir ayranını içerim. Sen, açık yürekli bir adamsın. Hakkını kimseye de bırakma ara.."

"Meraklanma beyim. Evvelallah heç kimse bizim hakkımıza el değdiremez. Fakat bu devlet babaya borçtur ödenmesi gerek..."

Otomobil hareket etti. Atatürk'ün canı sıkılmıştı. Dönüş yolunda sigara üstüne sigara yakıyordu. Nuri Conker'e, "Yahu çocuk, şu Halil Ağa'nın vergi borcundan ötürü öküzünü satmışız. Merkeple çift sürüyor. Hâlâ da Devlet Baba diyor. Ne mübarek millet bu millet..."

Köşke döndüklerinde Atatürk, yaverine emretti: "Şimdi İstanbul'da ne kadar bakan, milletvekili varsa hepsini telefonla bulacaksın. Bu akşam kendilerini yemeğe bekliyorum. Ayrıca Vali Muhittin Üstündağ ile İsmet Paşa'yı bul, ona da haber ver". Yaver, odadan çıktıktan sonra Atatürk, Nuri Conker'e döner. "Şimdi sen de o Halil Ağa'ya gideceksin. Ona benim kim olduğumu söyleme. Tüccar, zengin bir adam filan dersin. Seni sevdi, sana öküz alıverecek" diye bir şeyler söyle. Kuşkulandırmadan al, buraya getir".

O akşam Atatürk'ün sofrasında Başbakan, İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ'dan oluşan 25 konuk vardı. Atatürk, "Bu akşam soframıza efendimiz gelecek, kendisine nasıl davranacağınızı çok merak ediyorum...".

Bir süre sonra içeriye başyaver girdi ve Atatürk'ün kulağına bir şeyler söyledi. Atatürk, "Buyursun" dedi. Halil Ağa, gündüz konuştuğun beyin sofranın başında oturduğunu yanı başında da İsmet Paşa'nın yer aldığını görünce, şaşkınlıktan dona kaldı. Dizlerinin bağı çözüldü. Atatürk, son konuğunu ayakta karşılayarak "Hoşgeldin Halil Ağa" dedi ve kendisini sofradaki konuklarına tanıttı. "İşte beklediğimiz efendimiz" dedi. Nuri Conker, Halil ağa'yı Atatürk'ün sağ başına oturttu. Kendisi de yanındaki sandalyeye geçti. Atatürk sofradakilere, o gün köşkten Conker'le birlikte nasıl kaçtığını, Halil Ağa'yı bir yanında öküz bir yanında merkeple çift sürerken nasıl gördüğünü, sigara yakmak bahanesiyle nasıl kendisi ile konuştuğunu ayrıntılı bir şekilde anlattıktan sonra şöyle dedi: "Şimdi gerisini Hali Ağa ile birlikte tekrarlayacağız. Ben sorduklarımı baştan soracağım. Halil Ağa orada bana söylediklerini olduğu gibi tekrarlayacak". Halil Ağa'ya döndü. "Bak beri Halil Ağa, sen bu akşam benim misafirimsin. Senin açık sözlülüğünü pek çok beğendiğimi bugün söyledim. Konuşmamızdan sana hiçbir zarar gelmeyecek. Öküzünü de alacağım. Ama şimdi ben tarlada sorduklarımı baştan soracağım. Sen de orada söylediklerini aynen tekrarlayacaksın. İşte soruyorum. Bakıyorum sapanın bir yanında öküz, bir yanında merkep. Koşulu öküzün yok mu senin?".

Halil Ağa, dudakları titreyerek, Atatürk'ün ayağına kapanacak oldu, Atatürk önledi. "Yoo bak böyle bir şey istemem. Soruyorum, cevap ver". Soru-cevap valiye kadar tekrarlandı. Sofradakiler soluk almadan konuşmayı izliyorlardı. Sıra ürkütücü sorulara gelmişti. Atatürk sordu: "Peki, İstanbul şuracıkta. Gideydin Valiye, anlataydın derdini. Onun işi bu değil mi?". Vali Muhittin Üstündağ, Halil Ağa'nın ancak iki metre ötesinden kendisine bakıyordu. Nasıl desin, ter basmıştı.. Vali Paşamızı biz görüp dururuz buralarda. Eteğine düşsek derdimizi duyurabilir miyiz ki. Olmadı bu Halil Ağa, bana dediğin gibi dosdoğru. "Böyle demedik mi beyim". Ya ben mi yanlış anladım? Dur soralım bakalım Nuri'ye. "Nuri, böyle mi dedi bize Halil Ağa?".. Nuri Conker karşılık verdi. "Hayır Paşam!". "Gördün mü, demek aklında yanlış kalmış. Hani bir şey dediydin sen. Vali, neden duymazmış? Aynen bana söylediğin gibi söyle.."

Halil Ağa, kekeleyerek konuştu: "Köylük yerinde bizim dilimiz sağar demeye alışmıştır Paşam, kusura kalma gayri.."

Atatürk, gülmeye başladı. Diplomatsın ki, yaman diplomatsın Halil Ağa. Ama şimdi diplomatlık sırası değil. Doğruyu konuşacağız. Söyle bana, orada dediğin gibi Halil Ağa...".

Gözünü yumup, başını öne eğdi.. "Şaşırmışım, ağzımdan yanlışlıkla bırak bu sağırı diye bir laf kaçırmışım".

Sofrada gülüşmeler başlamıştı. Eee, geçelim diğerine. Peki, bir Başvekil İsmet Paşa var, bilir misin? Halil Ağa, İsmet Paşa'nın yüzüne baktı, gözlerine yere indirdi. "Şanlı İsmet Paşamız bilinmez olur mu hiç? O bugüne bugün.." Atatürk, Halil Ağa'yı durdurdu. "Bırak şimdi övgüleri" dedi. Ben lafın gerisini getireyim tamam öyleyse. "Hemen her hafta İstanbul'a geliyor. Florya Köşkü'ne iniyor, köşkte şuracıkta. Bir gün kapıda bekleseydin de derdini dökseydin ona, herhalde bir çaresini bulurdu". Halil Ağa, yine kaçamak yanıt verdi. "Kapıya koymazlar bizi. Kosalarda şanlı paşamıza öküzümüzü mü yanacağız."

Atatürk'ün sesi iyice sertleşti. "Beni uğraştırma Halil Ağa" dedi. "Erkek adam sözünü yalamaz. Ne dediysen tıpkısını tekrarlayacaksın". Halil Ağa, ürktü, toparlandı. Başını yine yere eğerek konuştu: "Şanlı Paşamız da sağır dedik ya...". "Yalnız sağır değil, sağırın da sağırı değil miydi?.." Halil Ağa, yere eğik başını utançla salladı. Öyle dedik Paşam. Doğrusunu diyebildi. Atatürk, İsmet Paşa konusunda daha fazla ısrar etmedi, sözü kendisine getirdi...

-SÜRECEK-

Bu makale 1070 defa okunmuştur.

Perihan Dirican Perihan Dirican
Duvar
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Yüreği olan yargılar
Metin Aytürk Metin Aytürk
Salgın, Belirsizlik, Güvensizlik...
Efraim Pala Efraim Pala
Covit 19 ile mücadelenin bedeli
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Sadeleşmek
Tevhide Türken Tevhide Türken
Çocuklarımız
Metin Sezgin Metin Sezgin
Her birimiz Mustafa Kemal Atatürk olmalıyız (2)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 02/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 26/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 19/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 12/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 05/03/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci