MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Metin Sezgin

24 Kasım Öğretmenler Günü'nün düşündürdükleri

01 Aralık 2017, 15:35

Metin Sezgin


1980'li yıllarda Bodrum Akçabük'te yazları ailece yaptığımız tatillerimizde birbirine yakın devre mülklerdeki karşılıklı misafirliklerimizle tanış olduğumuz, bu vesileyle kendisinden çok şey öğrendiğimiz, şu anda 103 yaşında olup İstanbul'da yaşayan ülkemizin önde gelen sosyal bilimcilerinden ve şairlerinden, 1914 doğumlu Prof. Cahit Tanyol, o 1980'li yıllara uzanan yaz tatillerinde bitirdiği bir yapıtında Türk Kültür Devrimini, daha önceki Mudanya Mektupları'nda da belirttiğim gibi şu coşkulu tümcelerle betimliyordu:

"O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı'nın diğer bakanlıklardan ayrı bir işlevi olduğu gibi, öğretmende bugün olduğu gibi sıradan bir memur değildi. O, Anadolu'yu vatan haline getiren yatır ve evliyaların yerini tutan rüzgarlı bir ışıktı. Atatürk'ün Milli Eğitim Bakanı Necati Bey, okulunu bitiren öğretmenlere ayrı ayrı mektup yolluyor, kitap gönderiyor, her türlü güçlükleri ve sıkıntıları doğrudan doğruya kendisine bildirmelerine ve gidecekleri yerde karşılanmaları için ilgililere emir verildiğini yazıyordu. 

Yollarda sana azami yardımda bulunmaları için Maarif İdarelerine gerekli talimat verilmiştir. Tren istasyon ve yol uğrağı kasabalarda yakalarında yıldız bulunan bir zat sana intizar edecektir (Yani seni karşılayacak ve yardımda bulunacaktır) onlarında seni kolaylıkla tanıyabilmeleri için yakana bir yıldız takmalısın. Çünkü o (öğretmen) geceleri yıldız aydınlığından başka ışık bilmeyen uzak, bakımsız ve yetim köylerin tek aydınlığı idi. Atatürk'e Başöğretmen olma mutluluğunu veren, gökteki yıldızlarla yarışa çıkan o öğretmen kuşağı idi.

Temeli kültüre dayanan genç Cumhuriyetimizin kuruluşuyla başlayan büyük Türk Devrimi'nin ulusal kültürü yaratma ve yayma girişimlerinin Türk halkınca özümlenebilmesi ve Türk Ulusu'nun her alanda çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkabilmesi için Türk halkının, irfan ordularınca eğitilmesi gerekiyordu. Bu amaçla okullarımızın yanında kadını ve erkeğiyle her yaştaki Türk insanının eğitimi için Halk Evleri ve Halk Odaları kuruldu. İlk kez 19 Şubat 1932 tarihinde 14 merkezde Halk Evleri açıldı. Daha sonraki yıllar, sayıları hızla artarak, en ücra kasaba ve köylere kadar yaygınlaştırıldı. Cumhuriyetin öğretmenleri Anadolu'nun her yöresinde Yediveren Gülleri gibi açılan bu çağdaş eğitim yuvalarında da görev aldılar. 

Ülkemizdeki laik eğitimin ve Eğitim Birliği ilkesinin yozlaştırılmasının ilk adımlarını  atan Demokrat Parti iktidarı, ilk yılını doldurur doldurmaz 11 Ağustos 1951 tarihli 5830 sayılı yasa ile Halk Evleri'nin ve Halk Odalarının kapılarına acımasızca kilit vurdu.

Ben, 8 yaşında bir çocuk olarak  o tarihte Mudanya Halkevi Başkanı olan rahmetli Babam Sait Sezgin'in o günkü üzüntüsünü ve bugün Mudanya Belediyesi karşısında Parti Sokağı'ndaki Polis Evi olarak kullanılan Halk Evi binasının yeddi eminliğini (tabii bu deyimin ne anlama geldiğini ileriki  yıllarda öğrensem de) kendisine verildiğini çok iyi anımsıyorum.

8 Ekim günü Mudanya Sevdalıları toplantısına davetimize karşın bu yılda gelmeyen Sayın Mudanya  Belediye Başkanımıza öneriyorum.

Bu güzelim Halk Evi binasının ve ayrıca  Hal Camii'ne giderken yaklaşık 60-70 metre önce sağ cenahta bulunan, akıl almaz ve anlaşılmaz bir biçimde bir gecede yerle yeksan edilerek yok edilen ve halen  işe yaramaz boş bir arsaya dönüştürülüveren 'Mudanya Rüştiye Mektebi' binasının tarihi hatıralarını yeniden canlandırılarak, bu kültür miraslarının bugünkü nesillere aktarabilmek Mudanya Belediyesi'nce hiç  düşünülmüyor mu?

İl ve ilçelerdeki Halk Evlerinin, bucak ve köylerdeki Halk Odalarının laik Cumhuriyet karşıtı, Demokrat Parti iktidarınca faaliyetlerine son verildiğinde il ve ilçe bazında 478 Halkevi, bucak ve köy bazında 4322 Halk Odası bulunuyordu. Her zaman Mudanya Mektupları'nda yinelediğim gibi, "...Kitaptan, ışıktan, özgürce düşünen aydınlık beyinlerden korkan  'Laik Cumhuriyet Karşıtı kafalar' ve 'Din Taciri Siyasiler'  bir bir  yok ettiler bu güzelim kültür yuvalarını. Daha önce de 'Köy Enstitülerini' yok ettikleri gibi...".

Burada bir anekdottan ve asla laik Cumhuriyet karşıtı olmadığına ve yaşamı boyunca  daima Cumhuriyet  koruyuculuğu işlevi yaptığına yürekten inandığım rahmetli İsmet İnönü'den söz etmek isterim.

O dönemde İnönü'nün bir yurt gezisi sırasında Köy Enstitüsü çıkışlı bir genç bayan öğretmen, İnönü'nün boynuna ağlayarak  sarılır ve kendisine şu soruyu sorar: "...Köy Enstitülerine nasıl kıydınız?  Niye karşı koymadınız Paşam?".  İnönü'nün cevabı ise şöyledir: "...Kızım, CHP içinde Köy Enstitülerine karşı bu konuda başta (Başbakanlık yapan Şemsettin Günaltay'ı isim vermeden kastederek) parti yöneticileri olmak üzere beni siyasi yaşamımdan saf dışı edecek  kadar öylesine güçlü, öylesine gerici ve bağnaz bir muhalefet vardı ki (yazarın görüşü Adnan Menderes'in de içinde yer aldığı bu muhalefet daha sonraki yıllar, Cumhuriyet karşıtı Demokrat Parti iktidarını doğurmuştur. Sonrasındaki 10 yıllar aynı düşüncedeki hep yüce dinimizi siyasete alet eden sağ eğilimli iktidarlarla devam etmiştir) bu konudaki ezici çoğunluğun kararlılığı karşısında neredeyse tek başıma kaldım...". 

Hep düşünmüşümdür. Yeniden, o güzelim "Kültür Ortamı", ülkemizde yaratılamaz mı? Türk Halkı'nın iç dünyası, sanatsal zevkleri yeniden zenginleştirilip, renklendirilemez mi? Türk insanının benliğinin derinlerinde doğuştan var olan o eşsiz değerler yeniden ortaya çıkarılamaz mı?

Her şeye karşın yakın bir gelecekte ülkemizin Atatürk devrimlerine yeniden dönüşüne, Türk devriminin rönesansına tanık olacağına inanıyorum. Yeter ki toplum olarak, bugüne kadar  bizlere hiçbir şey sağlamayan benliğimizi, karamsarlığımızı ve umutsuzluğumuzu bir kenara atalım. Bu konuda meşru zeminler ve anayasal düzen içinde kalarak  gerekli adımları korkusuzca atalım. Yeter ki Türk Milleti olarak üzerimizdeki ölü toprağından kurtulalım. Yine yeter ki, Türk Ulusu olarak, Türk Devrimini tüm kurum ve kurallarıyla yeniden yaşama geçirebilmek için meşru zeminler içinde kalarak gerekli adımları atabilme kararlılığını ve yürekliliğini gösterebilelim. 

Bu konuda öncü görev, elbette Türk öğretmenlerine "Muallimler! Yeni nesil sizin eseriniz  olacaktır" diye seslenen Mustafa Kemal'in silahsız irfan ordusu Türk öğretmenlerine düşmektedir. Onların meşru ve yasal zeminler içinde kalarak anayasal düzen içinde  verecekleri, kararlı, özverili ve erdemli mücadeleleri tüm Türk halkına yol gösterecektir.

O Türk öğretmenlerinin bu ülke için yeniden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür yeni nesiller yetiştirmeleriyle Türkiye Cumhuriyeti yeniden o ışıklı, o çağdaş  dönemi yaşamaya yeniden başlayacaktır.

Bu makale 91 defa okunmuştur.

Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Hükümet Fırkası'nın içtiması ardından...
Yavuz Başar Yavuz Başar
Bursaspor penaltıya kurban gitti
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Torpil olmayacak mı?
Ersel Peker Ersel Peker
Belediyenin uçakları bunlar, yok mu alan?
Tevhide Türken Tevhide Türken
İşinin ustası bir kişi
Metin Sezgin Metin Sezgin
Watergate olayı ve ABD'de yargı
Okur Mektupları Okur Mektupları
Ağaçların kesilmesine 'dur' diyelim!
Cihan Öztürk Cihan Öztürk
Mudanya'mızın kurtuluş yıldönümü
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
24 Temmuz…
Tayfun Timoçin Tayfun Timoçin
Niye Kadın Vagonuna Binmedin Bacım?
FerruhVaranoğlu FerruhVaranoğlu
Aklımda çılgın sorular...
Alpaslan Yıldız Alpaslan Yıldız
Himmete coşmuşlar Mudanya’ya tek çivileri yok!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Doğa üreticinin yanında değil
Güler Polat Güler Polat
Yeni yıl kutlu olsun

Tüm fotoğraflar

Mudanya Yerel Yönetim Özel Eki - 14/12/2017

Mudanya Yerel Yöne

MUDANYA Gazetesi -14/12/2017

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi -07/12/2017

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi -30/11/2017

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi -23/11/2017

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi -16/11/2017

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci