MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com Çek gönderyayına girsin...
Tevhide Türken

Zümrüt-ü Anka kuşları

07 Haziran 2018, 12:09

Tevhide Türken


Kuşların efendisi olarak bilinen Zümrüt-ü Anka kuşu, Türk, Yunan, Çin, Hint hemen hemen bütün kültürlerde yer alan evrensel nitelikli mitolojik kuştur.

Zümrüt-ü Anka kuşuyla ilgili pek çok efsane bulunmakla beraber yine rivayet göre her şeyi bilen, bütün zorlukları çözen kuşların efendisi, yol göstericisi Anka Kuşu bilgi ağacında yaşamakta olup, öleceğini hissettiği zaman kendisine ağacın kuru dallarından bir yuva yapar ve güneş bütün görkemiyle çıkıp kuru dalları yakıncaya kadar yuvasında ölümü bekler.

Anka Simurg kendi yuvasında yanarak ölür ve küllerinden yeniden doğar. Kaf Dağı'nın ardında olduğu bilinen Anka (Phoenix) aramak, ona ulaşmak için tüm kuşlar yollara düşer. Ancak ona ulaşmak için talep Aşk-Marifet, ihtiyaçsızlık Hayret-Tevhid ve Yokluk vadileri olan yedi zorlu ve çetin vadiyi aşmakta zorlanır ve birer birer Anka'ya ulaşmaktan vazgeçerler. İçlerinden sadece 30 tanesi Kaf Dağı'na ulaştığında kendilerinin birer Anka (Simurg) olduğunu görürler.

"Bu manevi yolculuğun izlerini yaşamla ölüm, maddeyle mana arasındaki geçişi simgeleyen mezar taşlarında sürdürmeye başka bir deyişle dünya üzerinde Ademiyeti tekrar inşa etmenin hasretini ve hiçliğini sırlanmış cazibesini, minimalist bir dışavurma sanatıma yansıtmaya çalıştım" diyen resim ve gravür sanatçısı Yeşim Yıldız Kalaycıoğlu, beni her zaman derin bir düzeyde etkileyen ve bilinçaltının sürrealist ve büyülü düzeylerine taşıyan masallar, mitler ve kahramanların epik öyküleri sanatımın en etkili esin kaynaklarıdır.

Ayrıca Zümrüt-ü Anka mitinde her kuş, hakikat yolunun bir yolcusu ve Zümrüt-ü Anka kuşu da bu tekamül yolculuğunun nihai hedefidir. Bu içsel yolculukta kabım elverdiğince insanın ilahi özüyle yeniden doğusunun büyülü güzelliğini, cazibesini, şatafatını gravür sanatının sonsuz bir sabır gerektiren çok aşamalı sınırları zorlayan sınırsız teknikleriyle çalıştım. Dilerim ki, bu eserler izleyenlere de Zümrüt-ü Anka kuşunun yolculuğunun gizemlerine cezbeden bir efsun bırakır diyen, eğitimini Yıldız Üniversitesi Restorasyon Bölümü'nde tamamlayan Yeşim Yıldız Kalaycıoğlu, ayrıca yine özel olarak eğitimini almış olduğu ebru, vitray, mozaik ve dekoratif çalışmalarını da harmanlayarak gerçekleştirmiş olduğu bu eşsiz güzellikteki eserleri izlerken, Zümrüt-ü Anka kuşlarının kanatları arasında bir tablodan diğerine geçmekte gerçekten zorlandım.

Sanatçının bundan bir süre önce Beylerbeyi Sarayı'nın bir bölümünde açmış olduğu Kelebekler sergisinde tanışmış, yaratıcısı olduğu renk renk uçuşan zarif kelebekleri arasında bir süre sohbet etmiş ve başka bir sergisinde buluşmak dileğiyle vedalaşmıştık. Yıllar sonra bir gece çalan telefonumun ucundaki ses, kelebeklerden sonra şimdi de Topkapı Arkeoloji Müzesi'nin (onarım dışı bölümünde) açmış olduğu Zümrüt-ü Anka kuşları sergisine beni unutmamış, davet ediyordu Yıldız Hanım...

Çok mutlu oldum... Nasıl ki bazı duygular sözlerle ifade edilemezse ben de sergilenen bu olağanüstü güzellikteki sanat eserlerinin yaratıcısı Yeşim Hanım'a duygularımı ifade edememenin ezikliğini yaşadım. Kendisine gönül dolusu teşekkürler..

 

Sergiden sonra 19. yüzyıldan bu yana halk arasında Cedde-i Kebir olarak da bilinen İstanbul'un kalbinin attığı Taksim İstiklal Caddesi'nden Galatasaray Lisesi'ne kadar yürüdüm. Başta erkekleri beyaz kanduralara, kadınları siyahlara bürülü bebe belik Arap turistler olmak üzere her milletten insan kalabalığı, ayak üstü yiyeceklerin birbirine karışan kokuları, adım başı sokak müzisyenlerinin seslendirdiği klasik, folk, pop, Arab'ın yalellisinin nağmeleri arasında Tünel Taksim arası işleyen tarihi tramvayın içine zor attım kendimi.

Taksim ise ayrı bir alem.. Cumhuriyet Anıtı'ndan başka Taksim Meydanı diye pek bir şey kalmamış ortada. Zira bir yanda cami inşaatı, diğer yanda opera binasının yıkım enkazı neyse ki önceki gelişimde gördüğüm estetik yoksunu renk renk devasa plastik laleler yoktu. Bu kez de kare saksılar içine yerleştirilen manolya fidanları serpiştirilmişti. Kısaca küçüklüğümün kısa bir bölümünü geçirdiğim Taksim alanına paralel Mete Caddesi, Karaağaç Apartmanı yerli yerinde dursa da ne o güzelim Gezi Parkı, ne de o geniş Taksim Meydanı yoktu artık!

Bu makale 466 defa okunmuştur.

Kireçsiz ve klorsuz içme suyuna kavuşun...
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Elektrik direği tehlike saçıyor
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Eskiye itibar olsaydı...
Efraim Pala Efraim Pala
Mudanya'nın sırtındaki deniz ulaşımı!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Bursaspor Rize'den puanla döndü
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Türkiye, Suriye olamaz!
Metin Sezgin Metin Sezgin
Sakarya'dan Mudanya'ya..
Tevhide Türken Tevhide Türken
Silahsız savaşçı Mahatma Gandhi
Emin Küçük Emin Küçük
Gençlere Bağ-Kur desteği
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu
Ersel Peker Ersel Peker
Belediyenin uçakları bunlar, yok mu alan?
Cihan Öztürk Cihan Öztürk
Mudanya'mızın kurtuluş yıldönümü
Tayfun Timoçin Tayfun Timoçin
Niye Kadın Vagonuna Binmedin Bacım?
FerruhVaranoğlu FerruhVaranoğlu
Aklımda çılgın sorular...
Alpaslan Yıldız Alpaslan Yıldız
Himmete coşmuşlar Mudanya’ya tek çivileri yok!
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Doğa üreticinin yanında değil
Güler Polat Güler Polat
Yeni yıl kutlu olsun

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Sakarya Zaferi ÖZEL EKİ

MUDANYA Sakarya Za

MUDANYA Gazetesi - 13/09/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 06/09/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 30/08/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 16/08/2018

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 09/08/2018

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci