MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Fatma Aliye Hanım

30 Mart 2019, 11:15

Tevhide Türken


Kendini basın mesleğine adayan gazeteci yazarlarımızdan, benim de uzun yıllar öncesinde günümüze değin okuyucu olduğum, zarif insan Zeynep Oral’ın 8 Mart’ta Bursa Kitap Fuarı’ndaki panele geleceğini öğrendim ve çok mutlu oldum. Zira bundan iki yıl önce yine Bursa Kitap Fuarı’na gelmiş ve o zaman kendisiyle tanışıp, kısa bir söyleşi de yapmıştım.

Tarih, 8 Mart… Günlerden Cumartesi.. Üç aktarmalı yolculuktan sonra Buttim’e varsam da, fuar alanına varmakta zorlanıyorum. Nedeniyse yol güzergahı üzerine sağlı sollu sıralanmış yiyecek-içecek tezgahları, derme çatma masalar, servise hazır öbek öbek çiğ köfteler, lahmacunların yanı sıra et ve tavuk dönercileri, kokreççiler, mangallarda kasap köfteler, parmak sucuk, tavuk kanatlarının birbirine karışan duman ve nahoş kokuları arasında gıda tüketim yarışındaki arsız ve yoğun bir insan kalabalığını geride bırakıp, sergi alanından içeri girdiğimde bir görevliye, otobüs durağıyla buranın mesafesini sordum. 3 kilometre demez mi?

İki yıl aradan sonra yine kürsüde o güzel insan Zeynep Oral.. O ipek gibi ses tonuyla Nâzım’dan anılar anlatıp, dizeler okuyor. Nâzım, 13 yaşında, kendisi sürmeli gözlü kedisi için yazdığı ilk şiirini 1924’te 22 yaşında eşi Piraye Hanım’a duyduğu derin aşkın dile getirdiği ve yine Nâzım’ın yaşamına giren Zeliha Berksoy hariç, diğer kadınlara yazmış olduğu gizem yüklü muhteşem sözcüklerle bezeli şiirlerini derin bir huşu içinde dinliyorum. Zeynep Oral’ın Alfa Yayınları’ndan çıkmış olan büyülü insanlar kitabını almış, imzalatıyordum ki, Zeynep Hanım opera dünyasının divası değerli sanatçımız Leyla Gencer’in “Tutkunun Romanı”nı da okumamı önerdiğinde, “O eserinizin 1990 yılında çıkmış olan ilk basımını alıp okumuş, ayrıca bazı dostlarıma da vererek okumalarını sağladığım için de mutlu olmuştum” dedim.

Standın çevresi kitap severlerle dolarken, yüreğindeki güzellikleri yazılarıyla okurlarına cömertçe sunan yazarlarımızdan güzel insan Zeynep Hanım efendi de, “Tutkunun Romanı” kitabının genişletilmiş eni baskısını şahsıma imzalayıp bana armağan edince, o andaki duygu yoğunluğum nedeniyle olsa gerek nasıl teşekkür edeceğimi bilemediğimi hatırlıyorum.

Eve dönünce fuardan almış olduğum kitap poşetlerinin içinden rastgele bir kitabı çekip aldım. Şansıma yazar Melda Davran’ın “Kız Gücü Hikayeleri” kitabı çıktı. Bu kitapta Cumhuriyet tarihimize ışık tutan 40 aydın kadınımızın kısa biyografik yaşam öyklüleri vardı. Sayfaları çevirirken gördüğüm bir resim dikkatimi çekti. Bu resimdeki hanımı ben bir yerden tanıyordum ama nereden? En iyisi alttaki yazıyı okumaktı. Tarihçi Lofçalı Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı olarak 1862 yılında İstanbul’da bir konakta doğan bu hanım, henüz 5 yaşında okumayı öğrenir. Ardından Arapça, Fransızca öğrenir. Gençlik yılarında eşinin izniyle çeviriler yapar. “Hayal ve Hakikat” isimli ilk kitabını kendi adıyla değil de, bir kadın ismiyle yayımlanır. Erkeklerin egemen olduğu o devirde yazı dünyasında kadın yazar olmak hiçte kolay değilmiş. Daha sonraki yıllarda ilk defa kendi ismiyle romanı yayımlanır. Kadın hakları, vatan sevgisi, savaşın korkunçluğu gibi konuların yanı sıra İslamiyet konusunda araştırmalar yapar. Kadınlar yalnızca; bir süs ve zevk aracı, bir hizmetçi, çocuk doğurup büyüten bir meta olarak görülen, şahitlikleri kabul edilmeyen mirastan mahrum bırakılan istemedikleri ve hiç görmedikleri erkeklerle evlendirilen, üzerlerine kuma getirilen, dünyaya kara peçeler ardından baktırılan kadınların, bu durumda olmalarının İslamiyeti tam anlamıyla bilmeyen kişilerin yaptırımları sonucu ortaya çıktığını savunurken, sözlerini, dini hadislerle de destekleyen dini kurallara uymayıp kadınları aşağılayan bir millet yok olmaya mahkûm olacağını söyledi.  1897 Türk-Yunan Savaşı sırasında şehit ve gazi ailelerine yardım amaçlı Cemiyet-i İmdadiye (İmdat) Topluluğu adlı tamamı kadınlardan oluşan ilk resmi derneğini kurdu. Ardından Trablusgarp Savaşı’nda şehit ve gaziler için kurulan Hilali Ahmer Cemiyeti’nin ilk kadın üyeliğini yaptı. 2. Meşrutiyet yıllarına kadar yaygın bir ünü olmasına rağmen zamanla unutuldu. 1862-1936 İstanbul’da yaşama veda eden bu aydın kadınımızın günümüzde 50 TL banknotların arka yüzündeki resmi, Fatma Aliye Hanım’ın ta kendisiydi.

Bu makale 679 defa okunmuştur.

Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Güçlü Sosyal Demokrat Parti kurulmalı..!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Vah emeklim vah!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Dostluk
Perihan Dirican Perihan Dirican
Alengirli
Efraim Pala Efraim Pala
Mudanya'da Akşener rüzgârı
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Metin Sezgin Metin Sezgin
Hak tecelli eyleyince
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Temizlik Hattı derman olamadı!
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
11. yıl mutluluğu

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 28/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 20/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 13/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 06/02/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 30/01/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 23/01/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci