MUDANYA Gazetesi | www.mudanyagazetesi.com
Tevhide Türken

Çocuklarımız

02 Nisan 2020, 00:27

Tevhide Türken


İnsanlar niçin evlenirler diye düşündünüz mü?

"Bu suale cevap vermek yaşam ve mutluluğun tanımını yapabilmek kadar zor" diyen Sayın Özer Uçuran yazısına şöyle devam etmektedir:

"Her insanı mutlu eden değişik dürtüler vardır. Kanımca paylaşmak, paylaşmayı arzulamak bu dürtülerden bir tanesidir. Sadece mesuliyetleri, dertleri paylaşmak değil. Bu öyle bir şeydir ki, nefesinizi kesecek güzellikte bir günün batışı, bir kar manzarası veya ilk defa duyduğunuz bir müzik eseridir. Bu güzellikleri içinize sindirmek, yudumlamak fakat aynı anda bu anılarınızı paylaşmak isterseniz ve böyle dürtüler sonucunda müstakbel eşimizi arar buluruz. Dolayısıyla eşinizi seçmiş ve eşiniz de sizi seçmiştir. Ortada bir yaşam sürdürmek için beraberce yapılan anlaşma vardır.

Oysa çocuklarımızla olay böyle değildir.

Çocuklarımız kendileri istediği için dünyaya gelmemişlerdir. Yani arada evlilikte olduğu gibi beraberce yapılan bir akit yoktur. Fakat buna karşın bizler halen çocuklarımızı hamur makinesinden çıkan mantılar gibi şekillendirmek isteriz. İnsanların hareketlerini yönlendiren değişik itici güçler vardır. Gelin biz de çocuklarımızı yetiştirmek açısından bu itici güçleri beraberce inceleyelim. Bu güçlerden birincisi hiddettir. Bilmediğimiz bir hissin tesiri altında ani reaksiyon gösteririz. Diğeri, korku nedeniyle duyulan bir itici güçtür. Bir diğeri ise bağlılık gücüdür. Fakat bu itici güçlerin içinde en üstün olanı hiç şüphesiz sevgi gücüdür. Şimdi beraberce çocuklarımızı yukarıda sıraladığımız güçlerden hangisinin tesiri altında olduğumuzu düşünelim. Yalnız bu konuda fazla yol almadan bir fikir birliği içinde olmalıyız.

Çocuklarımız için ne yaparsak yapalım, bir görev addettiğimiz için değil bundan bir mutluluk duyduğumuz için yapmalıyız. Sevgi, tatlı sözler, öpücükler değil birlikte zevkle paylaşılan zamandır. Zaman vermeden çocukları gerçek anlamda sevmek mümkün değildir. Bunu bir babalar geç kabul ediyoruz. Yakın dostlarımızla bu konuyu tartışırken genelde hepimizin söylediği aynı şeydir. Biz çocuklarımızın yaşındayken büyüklerimize daha saygılıydık. Büyüklerimizin sözünden çıkmaz, olur olmaz nedenlerle tartışmazdık gibi klişeleşmiş sözleri sıralarız.

Çocuklarımıza koyduğumuz bazı tavırların arkasında bir titizlik içinde koruduğumuz hassas ego hissimiz yatmıyor mu?

Bizler, herkesin çocuklarımızı görüp tavırlarına, davranışlara hayran olmalarını isteriz. Hele hele okullarında başarılı olmalarına falan yabancı okula veya fiilen üniversiteyi kazanmalarını yakıcı bir hisle arzularız. Çünkü belki biz onların yaşında arzu ettiğimiz başarıları elde edemedik. Hiç olmazsa onların bu başarıyı elde etmelerini düşleriz. Bu nedenle çocuklarımıza hata yapma serbestiyetini vermeliyiz. Hata yapmadan hayatı öğrenmenin hatta kişiliği geliştirmenin yolu olmadığını düşünmek dahi istemeyiz.

Çocukların hata yapmasına niye engel oluyorsunuz diye sorulsa herhalde çocukların bizim yaptığımız hataları yapıp, üzülmelerini istemediğimiz için deriz. Bu korku hisleri içinde hep onlara örnek insan olmalarını telkin ettiğimizi ifade ederiz. Oysa bütün bu davranışlarımız arkasında kendi egomuz yatmıyor mu? Aile içinde bağlılık en güzel güçlerden biridir. Yalnız bu bağlılık hissi içinde çocuklarımızın hürriyetlerini sınırlamak hatasına düşmeyelim. Onların bize bağlılığını sahnelere çıkıp başarı ödülleri almalarına bağlamayalım. Bağlılığın ötesinde ilişkilerimizde sevgiyi aramalıyız.

Çocuklarımıza tek bir şey verebileceksek o da ilk önce kendilerini sevmelerini öğretebilmektir. Bunda başarılı olursanız göreceksiniz; hem çocuklarınız size sevgiyle bağlanacak, hem de toplum kendine katkıda bulunacak bir bireyini kazanmış olacaktır.

Çocuklarınıza doğru yolu göstermek istiyorsanız, onların zayıf oldukları taraflarına takmayın kafanızı. Çünkü bir insanın aksayan tarafıyla yakından ilgilendiğinizde kuvvetli, olumlu yanlarını göremeyeceksinizdir. Bırakın egonuzu, saplantılarınızı, başkalarının ne dediğini.. Çocuklarınızı olduğu gibi kabul edin.

-SÜRECEK-

Bu makale 3603 defa okunmuştur.

600 sayımızı e-gazete formatına okumak için tıklayın
Perihan Dirican Perihan Dirican
Beterin beteri var
Metin Aytürk Metin Aytürk
İşgal, Talan, Göz Yumma!...
Efraim Pala Efraim Pala
Şanlı Türk Milleti
Mehmet Aktoprak Mehmet Aktoprak
Zehir solumak istemiyoruz!
Tevhide Türken Tevhide Türken
Görmediğim şeye inanmam
Yavuz Gerçekçi Yavuz Gerçekçi
Başı H, sonu T!
Ömür Tantekin Ömür Tantekin
Fitneye susmak fitnedir
WhatsApp İhbar Hattı WhatsApp İhbar Hattı
Mudanya Müzeler Kenti olmalıdır
Metin Sezgin Metin Sezgin
Hoşgeldin Halaskarım! (3)
Yaşar Kılıç Yaşar Kılıç
Kaptan zeytin alınırsa ne olur?
Kaan Tuğracı Kaan Tuğracı
Yavuz Bey oğluma..!
Yavuz Başar Yavuz Başar
Aferin Milli Takım'a
Emin Küçük Emin Küçük
Kağıt fatura düzenlemede kapsam daralıyor
Volkan Biçer Volkan Biçer
Canım kasko

Tüm fotoğraflar

MUDANYA Gazetesi - 21/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 14/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 07/05/2020

MUDANYA Gazetesi -

MUDANYA Gazetesi - 30/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

İMSAKİYE 2020

İMSAKİYE 2020

MUDANYA Gazetesi - 23/04/2020

MUDANYA Gazetesi -

HAVA DURUMU

Tüm videolar

Kılıçdaroğlu Mudanya'da temel attı

Kılıçdaroğlu Mudan

MUDANYA GÜZELLEMESİ - İki Elin Sesiyle Mudanya Şarkıları

MUDANYA GÜZELLEMES

BUDO'da bomba ihbarı asılsız çıktı

BUDO'da bomba

CHP’lilerden Büyükşehir’e sessiz protesto

CHP’lilerden Büyük

60 yıllık Mudanya İskelesi Büyükşehir'in oldu

60 yıllık Mudanya

Mudanyalı gazeteciler Bulgaristan'da

Mudanyalı gazeteci